Yazının başlığı çok gösterişli ve bir o kadar anlamlı değil mi? Elbette, başarılabilirse.
Son zamanlarda bu tümce sıkça kullanılır oldu.
Hemen herkes aldığı tutumu, bulunduğu yeri olumlarcasına başvurur oldu bu söze.
19 Ekim, Çerçeve Yasa için Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvuru başvuru için son gündü. Yeni Parti başvurabilirdi aritmetik gereği AYM’ye.
Kişisel beklentim arzumun tersine sıfıra yakındı.

Öyle de oldu.
Yeni Parti, kurucu köklerine ilgisiz kaldı.
Olabilir deyip geçilemez bu ilgisizliğe.
Öncesinde CHP’ye şimdi Yeni Parti’ye ilgi gösterenlerin, oy verenlerin ve vereceklerin eğilimi ezici üstünlükle kurucu ilkelere bağlılıktır.
Güç alınan kitleye de ihanettir gerçekte Yeni Parti’nin bu tutumu.
Nasıl ki, alınan oyun başka partiye taşınması haklı eleştiri konusuysa kurucu ilkeye bağlılığın hiçe sayılması da benzer şekilde eleştiriye konu olmaktadır.
Özgür Özel, Çerçeve Yasa görüşmeleri sırasında “biz evet demesek de yasa geçecek, bizim oyumuzun çok da önemi yok” anlamına gelen şeyler söylemişti.
Tarihin doğru tarafında yer almak tam da böyle durumlarda gereklidir.
Olacakları belirleyecek gücünüz olmasa da doğru yerde olmak, dirençle bu duruşu korumak önemlidir.
Özel’in o söyleminden yola çıkarak AYM’ye başvuruyu irdeleyelim.
Kabul edelim ki, bugünün Türkiyesi’nde AYM’nin Çerçeve Yasa başvurusu karşısında etnikçiliğe ve emperyal projeye karşı duranların beklentisine uyan bir karar vermesi düşünülemezdi.
Yine de, tarihin doğru yerinde durmak önemliydi.
Hiç bir şey yapamıyorsan “tarihe not düşme” anlamı taşır böyle durumlarda sergilenecek kararlılık.
Yeni Parti’nin duruşunu neden önemsiyorum?
Cüzdanınızdan bir banknot çıkartınız!
O paranın üzerindeki imzalardan birinin tutuklu, zanlı olma olasılığı az değildir. Merkez Bankası’nın ve dolayısı ile Türkiye’nin başına gelebilecek en kötü şeydir bu.
Bu tekil örnek bile Türkiye’de iktidar değişikliğini gerekli olmanın ötesine taşıyarak zorunlu kılar.
Eğri oturup, doğru konuşalım!
Türkiye’de olası iktidar değişikliğini zorlayacak güç kimdedir?
Bu soruya verilecek yanıt Özgür Özel önderliğindeki Yeni Parti’ye ilgimizi ve duyarlılığımızı açıklayacaktır.
Yeni Parti’yi eleştirme, sorgulama gerekçemiz bu denli açık ve ortadadır.
Daha açık deyişle, aritmetik bakımdan Yeni Parti şimdilik seçeneksiz görünmektedir.
Yeni Parti’nin, Ekim 2024’te Cumhur İttifakı’na katılan DEM parti tutkusunda sınır tanımamakta oluşu da bir bakıma bu seçeneksizlikten kaynaklanmaktadır.
“Tarihin doğru yerinde durduk” demek kolaydır da bunu başarmak alabildiğine zordur.
“Ya yeni bir yol bulunacak, ya da yeni bir yol yapılacak!”
Yeni Parti’yi ve Özgür Özel’i hedef alan eleştiriler yerden göğe haklılık taşımaktadır.
Eleştiriyle yetinip seçenek oluşturmayı başaramamak sonuç almayı olanaksızlaştırmaktadır.

Bir Cevap Yazın