Yazar: cumhuriyetciyorum
-
Bir 10 Kasım’da daha kimselerin zorlaması olmadan duygulanacağız! Adı yalnızca coğrafyamıza değil insanlık tarihine de altın harflerle yazılmış o güzel ve büyük insanı saygıyla, özlemle anacağız! Pek çok yerde, pek çok kişi Atatürkçülük tanımı yapacak! Kemalizm mi Atataürkçülük mü tartışmalarına tanıklık edeceğiz. Hiç birisinin zararı yok. Konuşmak, tartışmak bir noktada buluşmaya çalışmak iyidir deyip geçelim!…
-
Amerikan başkanı kim olacak sorusu Amerikalılar kadar bizlerin çenesini ve zihnini yorar. Koca koca adamlar/kadınlar büyük laflar ederek dramatize ederler dört yılda bir yinelenen bu tiyatroyu. Sözde tartışmalar, zaman zaman bize benzeyen düzeysizlikler hiç hükmündedir. Amerika Birleşik Devletleri ne yaptığını bilen, tasarımları olan bir derinliğe sahiptir. Başkan seçimi vitrine manken koymaktan öte anlam taşımaz! Bizdeki…
-
Her geçen yıl daha fazla anlıyoruz değerini Cumhuriyet’in ve onun kurucusu ATATÜRK’ün… Kurucu ilkelerden uzaklaştıkça karmaşaya savrulan, yolunu şaşıran, ne yapacağını bilemez duruma düşen bir ülke ve o ülkenin halkı Cumhuriyet’in kurucusunu daha iyi anlamak ve bundan da önce tanımak göreviyle karşı karşıyadır. Baş edilmesi olanaksız bir antiemperyalist olduğunu hiç aklımızdan çıkartmamalıyız Atatürk’ün! Bu yanıyla…
-
Şeker Yasası, Tütün Yasası, tahılın, patatesin, soğanın yasası bile yok. Anadolu’da boş kalan tarlalar, yetiştirilmeyen hayvanlar… Emperyalizmi yenmiş ama onu anlayamamışların ülkesi sonbahar rüzgarına kapılmış kuru yaprak gibi savrulup durmakta. Dünyanın ve ülkenin beslenme sorununu bundan 40 yıl önce çözmüş bir yalnız savaşçı! Bugün hayatta olsa ona eşlik edecek bir kaç kişiden fazlasını bulur…
-
Daha bir kaç ay önce gözler önüne serilmişti İzlanda gerçeği! Avrupa Futbol Şampiyonası’nda bu küçük ülkenin ortaya koyduğu başarı futbol yorumcusu Hasan ŞAŞ’ın cehaletini çıkartmıştı açığa! Futbol yorumcularının eski futbolculardan olması zorunluluğunun duvara çarpmazı kaçınılmazdı. Dünkü İzlanda-Türkiye maçından sonra hemen her ortamda yapılan yorum kılıklı cehalet manifestolarına bakılırsa duvara çarpması gereken epeyce insan vardır ülkemizde.…
-
Sarıkamış Dayanışma Grubu’ndaki yazışmaları izlemesem haberdar olmayabilirdim. Lozan’ın ayaklar altına alındığı, Cumhuriyet’i kuranların, devrimleri yaparak Türkiye’yi çağdaş dünya topluluğuna katanların ağır saldırı altında olduğu, Sıhhiyesiz bırakılan ordunun evlatlarını sivil sevk zinciri saçmalığına kurban verdiği günümüzde pek çoğumuzun soluksuz kaldığı kesindir. İnsanım diyene parmak ısırtacak denli aşınan insana ilişkin temel değerlerin ölmediğini göstermesi bakımından yüreklere serin…
-
Değerli okur, Sizleri bir süredir the Lancet dergisinde yayımlanan, bilimsel olmamakla birlikte bir ülkeyi ve dolayısı ile toplumu zan altında bırakan yazıyla ilgili olarak meşgul ettiğimin farkındayım. Öncelikle bir Türk vatandaşı ve bir hekim olarak yanlış bulduğum bu konuda harekete geçme gereği duymuştum. Tek başıma yapabileceğim dergi yayın yönetmenine yazmak ve yanıt hakkımı kullanmaktı. Daha…
-
Ağzından kan damlayan altın ağızlı : HRİSOSTOMOS “Evlatlarım, bugün İsa’nın en büyük mucizesini göstermiş oluyorsunuz. Bu uğurda ne kadar Türk kanı döküp içerseniz, o kadar sevaba girmiş olacaksınız. Ben de bir bardak Türk kanı içmekle, onlara olan kin ve nefretimi teskin etmiş olacağım. Bütün azizler arkanızda…” İzmir Metropoliti Hrisostomos, Mayıs 1919 Yukarıdaki sözler bir…
-
Saygıdeğer okur, Blogumdaki iletilere görseller ekleme gibi bir geleneğim vardır. Bu iletide buna gerek görmedim! Çünkü, ANIT KABİR blogumun değişmez görselidir. Bu iletide önce Anıt Kabir Komutanlığı’na, sonra da o kutsal mekanda çocuk bahçesi yapma ve o kepazelikle övünme gafletine düşmüş kuruluşa gönderdiğim iletileri paylaştım sizlerle. Ortada saygısızlığa varan bir durum söz konusu! Sorumluları ve…
-
Hitit Güneşi’yle vedalaşıp diğer Yazılıkaya’ya direksiyon kırdık. Bu kez İzmir’e dönüş yolundayız. Sivrihisar’dan İzmir yönüne 50 kilometre ilerledikten sonra Emirdağ kavşağından Eskişehir’e doğru 33 kilometre kadar yol alıyoruz. Böylece Çifteler ilçesine varıyoruz. Daha önce yazıya konu ettiğim Çifteler’i geride bırakarak batı yönünde ilerlemeyi sürdürüyoruz. Yaklaşık 35 kilometre sonra Han ilçesindeyiz. Bir kaç kilometre daha ilerledikten…
