Yazar: cumhuriyetciyorum

  • KUMDAKİ ÇİZGİLER

    “Ankara’da birileri var mı” diye haykırasım geliyor. Öte yandan da düşünüyorum! Bu sözlere emperyal maşayı TBMM’ye çağırarak iktidarlarını sonsuzlaştırma histerisine yakalananlar mı karşılık verecek? Açılıma hevesli olan ama Sevr meydan okumasına gelince uyur gibi yapan kurucu partinin bugünkü kadroları mı tepki gösterecek? Sınırları kanla, canla çizilmiş bir ülkenin siyaset kurumundan “burası Sykes-Picot dayatmasıyla sınırı çizilen…

  • AĞAÇ ÜZERİNE

    TBMM zeytine kıymak üzere. TBMM üyelerinin çoğunluğu tarihsel sorumluluklarının farkında mı? Vatan kurtarmış, Cumhuriyet kurmuş, çağdaş uygarlığa erişmeyi amaç edinmiş TBMM için acıklı bir tablo.

  • HELSİNKİ MÜZELERİ

    Üç günde tamamlayacağımızı öngörüyoruz müzeleri gezmeyi. Üç günlük Helsinki Card bu amaç için bire bir. Böylelikle üç gün boyunca hemen tüm müzelere ücretsiz giriş olanağı yakalıyoruz. Yanı sıra 3 gün boyunca Helsinki toplu ulaşımından sınırsız ve ücretsiz yararlanıyoruz. Bu kartla Helsinki adalar denizi tekne gezisi de ücretsiz edinilmiş oluyor.

  • EREN AKÇİÇEK’İN ARDINDAN…

    Atatürk’ün ikonik “Beni Türk hekimlerine emanet ediniz!” sözüne bire bir uyan kişiliğiyle Ata’nın emanetine de son nefesine dek sahip çıktı.

  • DİYARBAKIR’DAN KOBANİ’YE

    Diriltilen açılımın spor ayağıdır. Bu ve benzeri değişimlerle ve dönüşümlerle toplumun Terörsüz Türkiye adıyla anılan ihanet projesine alıştırılması amaçlanıyor olabilir. Sporun ve onun da içinde futbolun hiç akla gelmeyen kesimleri ortak paydada buluşturabildiği anımsandığında Kobanispor hamlesinin açılımı hedefe götürecek itici güçlerden birisi olarak kullanılması kimseleri şaşırtmamalıdır.

  • HELSİNKİ’DE BİR BİLGE FARE

    Helsinki’de fareye bilgelik unvanı vererek insanlık biriken borcunu biraz olsun ödemiş mi olmaktadır? Yoksa özür mü dilemekteyiz bu küçük dosttan?

  • HİPOKRAT’TAN GÜNÜMÜZE

    Hipokrat Andı bir yandan hekimin hastasına yaklaşımında hiç unutmaması gereken ilkeleri içerirken diğer yandan hekimlerin kendi aralarındaki ilişkileri düzenleyen son derece değerli öğütler barındırır içinde.

  • LENİN’İN İZİNDE

    Buna karşılık, Lenin’in özellikle soğuk savaş boyunca ülkemizde bırakın saygı görmeyi adının anılmasının bile sorun olduğuna sıkça tanıklık etmişizdir. Soğuk savaştan sonra da durumun çok değişmediği söylenebilir. Otuz yılı aşkın süre önce Akçakoca kıyısına vuran Lenin heykeli komünizm yıkılmış olsa da kendisini depoda tutulmaktan kurtaramamıştır. 

  • UTANÇ ÇAĞI

    Birkaç yıl önce emekli Hint diplomat Shashi Traaor’un yazdığı Utanç İmparatorluğu’nu okurken zorlandığım kitaplardan birisi olmuştu. İngiliz emperyalizmi dokumacılık alanındaki zorluklarını gidermek uğruna Hint genç kızlarının başparmaklarını kesme vahşeti bile göstermiş vaktiyle. Yanlış okumadınız. Hintler halı dokumacılığı iş gücünden yoksun kalsınlar diye sergilenmiş bu vahşet.

  • Koltuğa oturmak kolay ama oturulan koltuğu doldurmak bir o kadar zordur. Tekin Bingöl oturduğu koltuktaki ilk sınavından geçer not alamamıştır.