Yazar: cumhuriyetciyorum
-
Dr .Nusret Fişek’i hekim olup da tanımayan yoktur. Fişek hocanın Türkiye’deki sağlık hizmetini toplumsallaştırma konusundaki eşsiz çalışmalarını ve çabalarını bilmeyenler hekimler arasında bile eksik değildir. Nusret Fişek’i birkaç tümceyle tanımlamakta yarar var : Aldığı görevler : Aldığı görevlerin her birinin hakkını veren görev anlayışı unutulur gibi olmasa gerektir. Son günlerin önde gelen gündem maddesine dönüşen…
-
Erişkedeki haber yazının başlığına esin kaynağı oldu. https://www.veryansintv.com/cennet-mujdeleyen-muftu-simdi-de-cumhuriyeti-hedef-aldi/ Endüljans, işlenen günahların kabulü koşuluyla bir miktar para karşılığında tanrı katında affa uğrama ya da suçun hafifletilmesi olarak tanımlanmış. Hıristiyanlık ortamında kendisini gösteren bu uygulamanın zamanla cennetten yer ayarlanmasına evrildiği de söylenir. Bir yerde kutsal kılıflı para alışverişi varsa ayrıcalıklı birilerinin bu paradan pay alması da son…
-
Türk dili kuşkusuz en önemli değerimizdir. Biraz da mimarlık eklenebilir bu listeye. Beş yüz yılı aşan karanlıktan sonra güzel sanatlardaki ve bilimdeki sıçramayı cumhuriyete borçlu olduğumuz kuşkusuzdur. Türkiye’nin karanlık yüzünün Türk diline bitip tükenmek bilmeyen saldırılarını bu çerçevede ele almak doğru olacaktır. Atalarımızın mezar taşlarını bile okuyamaz olduk korosu bu kez harf devrimini “kültürümüzle ve…
-
Son bir haftanın gündemine oturan Şebnem Korur Fincancı olayı tutuklamayla sonuçlandı.Tutuklama aşırı bir uygulama mıdır? Hukukçuların tartışacağı, görüş sunacağı bir alandır. Şuaşamada yargılanması önde gelen dilektir.Bu noktada değinmek istediğim bence önemli bir ayrıntı var.Bu tutuklamayı “muhalif” olmasına bağlayanlar da eksik değil. Güçler ayrılığının yerini güçlerbirliğine bıraktığı günümüz Türkiyesi’nde bu bağlamdaki kuşkulara şaşırmamak gerekir. Çokdeğil birkaç…
-
Türkiye önemli bir değerini, Türkçe de önemli bir konuşurunu yitirdi. Neredeyse Cumhuriyet’le yaşıt koca çınar devrildi. Yaratılarıyla oluşturduğu derin iz silinecek gibi değildir. Biri diğerine benzemezlerin, hemen her konuda karşıt düşüncede olanların ölümüyle kendisini gösteren ortak paydada birleşmeleri de dikkate değerdi. Cumhurbaşkanından başlayarak iktidardan pek çok kişiye siyasetin her kesiminden sayısız kişi saygısını iletmekte eksik…
-
Kurtarıcı, kurucu ve devrimci Mustafa Kemal’in Cumhuriyet’i kurma kararını ortada Milli Mücadele bile yokken Erzurum Kongresi sırasında Mazhar Müfit (Kansu) Bey’e yazdırdığı bilinir. Bu sırada, yalnızca Cumhuriyet’i değil bir dizi devrimi de not ettirmiştir. Mazhar Müfit Bey’in o gün için ütopya düzeyindeki bu tasarımları not etmekle birlikte “Paşam bu kadar da hayalci olunmaz!” sözlerini “Ben…
-
Başka şekilde elde edilemeyen, etki altına alınamayan kitleyi (milleti) propaganda, casusluk, sabotaj ya da terör yoluyla istenen biçime sokmak olarak tanımlanmış kaynaklarda Beşinci Kol etkinliği. İspanya İç Savaşı sırasında Madrid’e 4 kol halinde ilerleyen faşistlere Madrid içinden destek olanlara beşinci kol göndermesine rastlanıyor pek çok kaynakta. Yine, klasik düzende 4 kol olarak yürüyen orduya destek…
-
İngiltere’de Boris Johnson’dan sonra başbakanlık koltuğuna oturan Liz Truss’ın görev süresi kelebeğinki kadar kısa sürmese de marulu yakalayamadı. İngiltere’de bir gazete olaya gülmece katmak için Truss’ın başbakanlığı bir demet marul bayatlayana dek sürecek mi türünden bir bahis atmış ortaya. Truss’ın istifa haberiyle birlikte marulun ilk günkü gibi olmasa da tazeliğini sürdürdüğü görülmüş. İngiltere tarihinin başbakanlık…
-
Yazının başlığındaki soruyu birkaç ay önce de sormuştum. Aklını bir kenara bırakıp da yaşamaya çalışan toplumlarda bu soru sayısız kez sorulur. Bizimki de bu hesap. Trafikte, depremde, kentleş(eme)mede ve akla gelebilecek her alanda hazırda bekleyen sorudur. Amasra’daki maden cinayeti gerçekleşir gerçekleşmez bir telaşa tanıklık edildi. Suçluların telaşıydı. Sayıştay olacağı öngörmüştü. Pür telaş olanlar biraz bekleseler…
-
Bir şeyin adını yanlış koymak o şeyin yanlış algılanmasına yetiyor. Türkiye’deki kömür madenlerinde yaşanan cinayetlerin adını “kaza” koyduğunuzda doğal bir afete eşdeğer algı yaratılmış oluyor. Bir önemli bilgi : “Almanya’da 1971’den bu yana ölümlü maden olayı yaşanmamış!” Bizdeki durumsa şöyle : “1980’den bu yana yaşanan maden olaylarındaki can yitimi sayısı 1000’e dayanmış” durumda. Neden böyle?…
