Yazar: cumhuriyetciyorum
-
Her yıl bu zamanlarda Birleşmiş Milletler Genel Kurulu yeni dönem çalışmalarına başlar. Yeni dönem başlangıcı hükümet ve devlet başkanlarının, varsa hükümdarların katılımıyla yapılır. Aslına bakılırsa simgesel törenlerdir. Özde dünyanın durumunu değiştirecek kararlar alınması söz konusu bile olmaz. En iyi olasılıkla “dünya beşten büyüktür” diyerek tarihe not düşmüş olursunuz. Bu yılki başlangıca da Cumhurbaşkanı düzeyinde katılım…
-
Kraliçe toprağa verildi. İngiltere ve dünya önemli bir dertten kurtuldu. Monarşi yanlısı İngiliz basını bile kraliçenin ardından sergilenen yas gösterileri karşısında “bu kadarı fazla” yorumları yaptı. İngilizlerin ve onların etkisi altındakilerin 70 yıllık yas özlemi göz önüne alınırsa kraliçeye dökülen gözyaşlarındaki abartı olağan karşılanabilir. Ya diğerleri? Aralarında bizimkilerin de bulunduğu “kraliçeden çok kraliçeciler” kantarın topuzunu…
-
Yirminci yaşını doldurmaya gün sayan iktidarın hemen her fırsatta dört elle sarıldığı başlık oldu sağlıkta yaptıkları. Devrimden hoşlanmadığı kuşkusuz olan iktidar sağlık söz konusu olunca devrim nitelemesini sahiplenmekten geri durmadı. Sağlıkta devrim (!) on beş yaşını doldurmakta. Ayrıntısıyla irdelendiğinde ortada devrim falan yoktu. Öngörüden ve plandan yoksun bir bolluktu söz konusu olan. Farklı deyişle niceliğe…
-
Osmanlı’nın ilk kapitülasyonları vermesi XVI. Yüzyıla dayansa da bindiği dalı kesmeye eşdeğer kapitülasyon uygulaması Baltalimanı Antlaşması’yla olmuştur. Tanzimat’ın tanınmış sadrazamlarından Mustafa Reşit Paşa döneminde imzalanan bu antlaşmayla Osmanlı ekonomik özkıyıma onay vermiştir. Burada amaç ülkeye değil saltanata ve bir avuç ayrıcalıklıya soluk borusu oluşturmaktı. Sonrasında Osmanlı’nın yok oluşa yolculuğu hızlandı. Üç çeyrek yüzyıl daha varlığını…
-
Milli Mücadele’nin utkuyla sonuçlanmasının ve İzmir’in kurtuluşunun 100. Yılı bir başka coşkuya sahne oluyor. Baba tarafından dedem Kurtuluş Savaşı Gazisidir. Madalyası bana emanettir. Yaşamımdaki en değerli maddi varlıktır. Yaşamıma yön veren pusuladır aynı zamanda. Kararlılık, akılcılık ve dik duruş dayanağımıdır desem abartmış olmam. Anneannemin dayısı da kıvanç ve gurur kaynağımızdır. Onun bir diğer önemli özelliği…
-
Turizmi “bacasız fabrika” olarak niteleyenlere sakın ha sakın inanmayın! Turizmdeki ikinci onur kırıklığımız Almanya kaynaklı. Bizdeki ucuzcu ve nitelikten yoksun marketlerin Almanya’daki eşdeğeri 22 günlük Türkiye tatilini 599 Avro karşılığında satmaktaymış. Marketten öte berinin yanı sıra dinlence satın alabilmek farklı bir duygu olsa gerek. Bu kışı üşüyerek geçirmesi yüksek olasılık olan Avrupalının güneye sığınması kaçınılmaz…
-
Diyanetin, “Bir gün herkes ölümü tadacak” sözünü her yerde paylaşmasına öykünerek “Her Türk vatandaşı günün birinde savcıya ifade verecek” diyesim geliyor. Celâl Şengör hoca için o gün gelmiş olmalı ki, adı hiç de gerekli olmayan yönetimsever savcımız fırsatı kaçırmamış. Musa ve İbrahim peygamberlerle ilgili sözleri gerekçesiyle hocayı huzuruna çağırmış. Öncelikle vurgulamakta yarar görürüm. Ne dinle…
-
Yaşadığım(ız) kent İzmir Milli Mücadele’de ilk ve son kurşunun atıldığı yer olması nedeniyle ayrıcalıklıdır. Batılıların 4 yıl süren Birinci Dünya Savaşı’na “Büyük Savaş” dediklerini düşünürsek biz Türklerin bu savaşın öncesine ve sonrasına eklediği 4’er yılla toplamda 12 yıl savaştığını göz önüne aldığımızda başarımızın boyutu daha iyi kavranmış olacaktır. Baba tarafından dedem Yusuf Balcı İstiklâl Savaşı…
-
İnsan, erişkinlikle birlikte söylemiyle, eylemiyle, yan yana geldiğiyle sicil dosyası oluşturan bir varlık. Olumlu değişiklikler gösterse de başlangıçtaki çizginin sıklıkla korunduğu görülür. TBMM başkanlığı yapmış kişi İzmir’in, Rize’nin ve başka kentlerimizin kurtuluş günlerine dil uzattı. Tam bir “müstevli” diliydi kullandığı. “Keşke Yunan kazansaydı” diyen düşündeşi Mısıroğlu’na benzer konuştu. Milli Mücadele sırasında yaşasaydı İngiliz Muhipleri Cemiyeti’ne…
-
Büyük Taarruz öncesi hazırlıklar sürerken ordu sürekli birşeyler istemektedir. Maliye Bakanı Hasan Fehmi (Ataç) Bey’in ordunun 10 otomobil isteğine verdiği yanıt : “İstediğiniz otomobiller İzmir’de sizi bekliyor. Hem de bedelsiz. Gidin alın!” Yokluk ve yoksunluk o denli üst düzeydedir ki Hasan Fehmi Bey’in ordunun gereksinimleri için istenen 1.5 milyonu nasıl sağladığını anımsayalım : “Ankara’daki Osmanlı…
