Yazar: cumhuriyetciyorum

  • Ertelenen olimpiyatın bu yıl da zorlamayla yapılması çabalarına tanıklık ediyoruz. Dünyanın salgında yaklaşık 2 yıldır yaşadıkları bu çabayı “ahlâksızlık”la  etiketlememi kaçınılmaz kılıyor. Bu koşullar altında Tokyo olimpiyatlarını yapma konusundaki üsteleme anlaşılır ve kabul edilebilir gerekçelerden yoksundur. Tek gerekçe olimpiyatları destekleyen ticari kuruluşların isteğini yanıtlama çaresizliğidir. İnsanlığın doğru dürüst başaramadığı aşılamadaki ağır aksak ilerleme bile bu…

  • Yerleşimin 1550’de başladığı Helsinki, Finlandiya Rus İmparatorluğu yönetimi altındayken özerklik kazanınca başkent olmuş. Finlandiya’nın bağımsız ülke olarak geçmişi 100 yıl geriye giderken Helsinki’nin başkent olması biraz daha eski ve 200 yıllık geçmişe sahip. Yaklaşık 50 km çaplı bir çember içinde 1.5 milyon insan yaşıyor. Diğer deyişle, Finlandiya nüfusunun dörtte biri Helsinki’de yerleşmiş durumda. Buna karşın…

  • Bir buçuk yıl aradan sonra yurtdışı yolundayız. Bu kez amaç gezi değil. Helsinki’deki oğlumuzla hasret gidermek. Salgın koşullarında yurtdışına gitmek sözcüğün tam anlamıyla serüven. Zorunluluğun ürünü bu serüvene ikilemde kalsak da giriyoruz. Yolculuğun hemen başında kendisini gösteren bitişine de damga vuran bu serüvene ilişkin yazıya bağlantıdan erişebilirsiniz. https://wordpress.com/post/cumhuriyetciyorum.wordpress.com/15595 Uçaktan yere bakma korkunuz yoksa ve elbette…

  • Türkiye’yi yönetenlerin gündelik “başarı açlığı” bilinmeyen bir durum değil. Karadeniz’de gaz, ülkenin bir başka yerinde altın ya da benzeri değerli maden bulmak hep bu açlığın yaşamımıza yansıyan örnekleri. Hep hazıra konmak, fazlaca çaba ve emek gerektirmeyen yollarla gönence erişmek. Birkaç yıl önce alevlenen “araba sevdamız” belleklerdedir. Ne durumdadır? Söylenirse ve elbette söylenenler inandırıcı olursa bilinecektir.…

  • Kimilerinin bitip tükenmek bilmeyen HDP tutkusu bir kez daha alevlenmişe benziyor. Olanı biteni görmezden gelip her fırsatta terörle özdeşleştiği kuşkusuz olan HDP’yle dayanışma adı altında terör destekçiliği tarihteki yerini bir kez daha alıyor. Hafta başında ulusal ölçekte ivme kazanan HDP tutkusu pek çok sendika, meslek kuruluşu ve demokratik kitle örgütünü bir kez daha kullanışlı aygıtlara…

  • Yazının başlığı yanıltıcı olmasın. Salgına karşı kalkan olması beklenen aşı, virüse kalkan oldu dense yeridir. Bir buçuk yıldır dünyayı silkeleyen küresel salgın aşının bulunmasıyla birlikte gerileyecek diye düşünülürken hem aşı paylaşımıyla ilgili akıl almaz hatalar hem de hız kazanan aşılamanın yarattığı yanılsamayla kendisini gösteren gevşeme ve umursamazlık nedeniyle yeni bir aşamaya evrildi. Aşılamadaki kaplumbağa hızı…

  • Bundan kısa süre önce pasaport üzerine yazmıştım. Pasaport bir ülkenin kutsal değerlerinden biri. Onun gördüğü saygı ya da aşağılama pasaport sahibinin ülkesine yapılmış oluyor. Bu duruma son örnekte olduğu gibi pasaportun saygınlığını korumakla yükümlü olan devletin özensizliği yol açınca çekilen acı da katlanıyor. Geçen yazıda dıştan bakan bir gözün izlenimleri paylaşılmıştı. Bu yazıda paylaşılanlar bire…

  • (MARY WORTLEY MONTAGU 1689-1762) Küresel salgınla yatıp kalktığımız bugünlerde salgınlara ilişkin hemen her şey ilgilenen dağarcıkları doldurur oldu. Güncel salgınla baş etmede eldeki biricik gereç olduğu hemen her gün belirginleşen aşı konusundaki bilgiler tarihsel olanlarla birlikte öğrenilenlerin başında geliyor. Bu konuda öğrenilenlerin eksik kaldığı görülüyor. Bugünden 300 yıl önceye dönerek tarihte kısa bir gezinti eksikliği…

  • Bu yazımıza konu olan Mareşal Birdwood Çanakkale kara savaşlarında ANZAC kolordusu komutanıdır. O zaman mareşal olmasa da Birdwood generaldir. Karşısında ise Yarbay Mustafa Kemal vardır. Savaş tarihinin o ana dek gördüğü en büyük kara çıkartması sonrasında Birdwood Mustafa Kemal’e 3 kez yenilmiştir. Deniz savaşlarındaki düş kırıklığı kara savaşlarında da yinelenmiştir İngilizler için. Tarih 20 Kasım…

  • Pasaport bir ülkenin uluslararası ortamda dalgalanan bayrağı gibidir. Onurudur, gururudur, namusudur. Bu bilinçle korunmalı, kollanmalıdır. Pasaportumuza hak ettiği özen gösterilmedi. Üstelik belediyeler aracılığıyla, o pasaporta leke düşürüldü. Daha da kötüsü “İNSAN KAÇAKÇILIĞI”yla yan yana getirildi ayyıldızlı namusumuz. Belediyelerin insan kaçakçılığına şu ya da bu şekilde karış(tırıl)mış olması bile başlı başına acı verici bir durum. Cumhuriyet…