Kategori: ANI-YORUM
-
GÜLE GÜLE HUGO CHAVEZ ARKA BAHÇENİN HAŞARI ÇOCUĞU Bugün arka bahçenin haşarı çocuğu Hugo Chavez’e güle güle demenin yasını tutuyor olabiliriz! Ama, onu her zaman sevgiyle ve coşkuyla anımsayacağız! Henüz yarbayken arka bahçenin bekçilerine kafa tutan bir deli yürek olarak da belleklerimizdeki yerini koruyacak! Herkesin kendisine göre demokrasi tanımı olduğu için özellikle batılıların onu bir…
-
28 ŞUBAT, 12 EYLÜL, 27 MAYIS, 12 MART, 1876, 1908 Bugün 28 Şubat ! Birkaç yıldır 28 Şubat arama, sorgulama ve tutuklama ile anılır oldu! Günümüzde darbe-üniforma-demokrasi metaforu üzerinden yürütülen toplum mühendisliği çalışmaları sonucunda “darbecilerin hak ettikleri cezayı buluyor oluşları” toplumsal kabulün önde gelen kolaylaştırıcısı oldu. Devrim sözcüğünden korku ise üst düzeyde! Günümüzde “devrim”…
-
KNOCKALOE’DA MEÇHUL TÜRKLER Kaç kez olduğunu saymadım! Ama, bir kez daha içimdeki şeytanın kurbanı oldum diyebilirim. Kitapçının indirim rafında bile kendisine alıcı bulamamış olduğu üzerindeki bir karış tozdan belli olan “Knockaloe ve Meçhul Türkler” (İş Bankası Yayınları, 2008) Böyle kitaplara hak ettikleri ama çekemedikleri ilgiyi göstermenin bir insanlık görevi olduğunu düşünürüm. Hatta, hemen okuyamayacağımı…
-
BRUNO’DAN KUBİLAY’A… Hem zaman hem de mekan bakımından biri birine uzak iki kişilikten söz etmiş oluruz Giordano Bruno (1548-1600) ve Hasan Fehmi Kubilay (1906-23 Aralık 1930) dediğimizde. Oysa, biraz düşünüldüğünde her ikisinin yazgı birliğinin farkına varılabilir! Giordano Bruno Ortaçağ Kilisesi tarafından Roma’da diri diri yakılma cezasına çarptırılır. Suçu Kopernik’in kitaplarını çoğaltmak ve…
-
VAN DEPREMİ’NİN YILDÖNÜMÜNDE İTALYAN DEPREMBİLİMCİLERİN BAŞINA GELEN VE BURADA OLANLAR… Van Depremi’nin üzerinden bir yıl geçti. Anmsamak, unutmamak önemli. Unutkanlığın edilgenlik olduğuna da hiç kuşku yok! Bu yıldönümünü İtalya’dan bir deprem öyküsüyle karşılaştırmalı bir değerlendirme yaparak anmak biraz daha yararlı ve ufuk açıcı olabilir mi? Anımsanacaktır! 2009’da İtalya’da L’Aquila’da yaşanan bir deprem 300 kişinin…
-
10 KASIM 2012 Bize düşen görev gereğince 10 Kasım’da Ankara’dayız! Benim için bir ilk! Yaşamımın ilk Ankara 10 Kasım’ı! Coşkulu, heyecanlı ve bir o kadar da kaygılıyız. Beynimize çivilenmiş bir soru var. Yeterince kalabalık ve katılımlı olacak mı? Ankara’da ağlayan gökyüzü canımızı sıkıyor. Uzaklardan gelenlerin vazgeçmesi söz konusu değil ama Ankaralı cayar mı? Kaygımız yersiz!…
-
İZİNDEYİZ… Belleğimden bir kırıntı. Yıl 1966 ya da 1967. Bizim eve her gün bir Cumhuriyet, haftada bir gün de Akbaba dergisi giriyor. Özellikle Akbaba sayesinde okula gitmeden okumayı söküyorum. Anımsadığım kadarıyla Akbaba’da az yazılı ve yazısız çizgiler hiç de az değildi. Belki bir 10 Kasım sayısıydı! Kapakta bir Atatürk, ardında derin izler…
-
SARIKAMIŞ DENİZ ŞEHİTLERİNE SAYGIYLA Başlık pek çok okuru şaşırtacaktır. “Sarıkamış nere, deniz nere?” sorusunu sordurmaktır amacım. Daha düne kadar yakın tarihimizin önemli köşetaşlarından Sarıkamış’tan bile haberdar değildik. Kulaktan dolma bilgilerimiz vardı. Birinci Dünya Savaşı sırasında doğu cephesinde savaşmaya giden askerlerimizin tek kurşun atmadan doğaya teslim olduğunu bellemiştik pek çoğumuz. 22 Aralık 1914-7 Ocak 1915…
-
30 EKİM : MONDROS SİLAH BIRAKIŞMASI Ne olursa olsun “barış” diyenlerin hoşuna gidecek bir ad değil midir? “Silah bırakışması”! Oysa, gerçek farklı! Bırakışma sözcüğünün anlamıyla bağdaşmayacak şekilde silahı tek taraflı olarak Türklere bıraktırmışlardı. Sevr’e hazırlık, Anadolu’nun işgali ve paylaşımı için bir ön hazırlıktı yapılan. Öyle mutlu ve öyle şendiler ki; Mondros sonrasında “artık tarihte…
-
ÇOK ÖZEL BİR İNSAN Bu yazı bir döneme damgasını vurmuş, ülkenin önemli noktalarında atanarak ve seçilerek görev yapmış artık aramızda olmayan bir kişiliğin anısını incitmeyi amaçlayarak yazılmamıştır. Yazının temel amacı birilerini yerin dibine batırırken, başkalarını da fütursuzca yüceltmeyi amaçlayan çoklu standart anlayışına (alaycı bir dille) vurgu yapmaktır. Unutulmasın ki, yersiz ve abartılı övgü, yerli…
