Kategori: AZİM VE KARAR
-
İngiltere’de Boris Johnson’dan sonra başbakanlık koltuğuna oturan Liz Truss’ın görev süresi kelebeğinki kadar kısa sürmese de marulu yakalayamadı. İngiltere’de bir gazete olaya gülmece katmak için Truss’ın başbakanlığı bir demet marul bayatlayana dek sürecek mi türünden bir bahis atmış ortaya. Truss’ın istifa haberiyle birlikte marulun ilk günkü gibi olmasa da tazeliğini sürdürdüğü görülmüş. İngiltere tarihinin başbakanlık…
-
Bir şeyin adını yanlış koymak o şeyin yanlış algılanmasına yetiyor. Türkiye’deki kömür madenlerinde yaşanan cinayetlerin adını “kaza” koyduğunuzda doğal bir afete eşdeğer algı yaratılmış oluyor. Bir önemli bilgi : “Almanya’da 1971’den bu yana ölümlü maden olayı yaşanmamış!” Bizdeki durumsa şöyle : “1980’den bu yana yaşanan maden olaylarındaki can yitimi sayısı 1000’e dayanmış” durumda. Neden böyle?…
-
Geçenlerde sormuştum. “İktidara giden yol Vaşington’dan mı geçer?” diye. Muhalefet önderi Kemal Kılıçdaroğlu’nun ABD gezisiydi hedefe koyduğum. Seçime az kala ABD’ye giden siyasetçinin amacı konusunda ikileme düşmeyecek denli deneyimliyiz. Bu nedenle olmalı! ABD gezisi bilim insanlarıyla yapılan toplantılarla sunuldu kamuoyuna. Bir tür pamuklara sarma girişimiydi deyip geçiyorum. Bir de yanı başımızdaki Rusya-Batı savaşında “Ukrayna’nın yanında…
-
Ozan Ceyhun artık aramızda olmayan yazar Demirtaş Ceyhun’un oğlu. Uzun yıllar Almanya’da yaşadı. Alman siyaseti içinde etkin olarak görev aldı. Yeşiller Partisi üyesiydi. Doğduğu ülkeye çok da sıcak bir yaklaşım içinde olmadığını anımsıyorum. Yeşiller Partisi bugün için duruşunu netleştirdi. Almanya’da, bugünkü Ukrayna savaşının önde gelen destekçisi olup çıktı Yeşiller. Geç de olsa emperyalizmin Truva Atı…
-
Önce erkekler şu günlerde de kadınlar dünya voleybol şampiyonasında ter döküyor. Öteden beri kadınların gerisinde kalan erkeklerde de kıpırdanma sevinç yarattı. Kadınlar bildiğimiz gibi. Ata’nın kızları, her geçen gün karanlığa gömülen Türkiye’nin üzerine doğan güneş gibi. Türkiye’nin iki baskın sporu futbol ve basketbol afyon niyetine kullanılırken, her geçen gün düzey yitirirken ve tel tel dökülürken…
-
Bu filmi son 60 yılda kim bilir kaç kez izledik. Senaryo aynı. Oyuncular farklı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun ABD gezisi gündemde önemli yer tutuyor. Son 60-70 yılda Türkiye’de iktidara gelen hemen tüm sağ partiler ve önderleri Vaşington onayı aldılar. Onur ve gurur kırıcı bir tablodur. Bu kötü alışkanlık öylesine yerleşti ki solda olduğunu ileri sürenler de kendilerini…
-
Basında rastladım. Diyarbakır’da oynanan Amedspor-Bursaspor maçında bölücü örgütün paçavraları dalgalandırılmış. Türkiye’nin tutulduğu ayrılıkçılık hastalığı hiç yok olmuyor ve zaman zaman depreşiyor. Fırsat yakaladıkça varlığını duyumsatıyor. Futbol maçı bahane bölücülük şahane. Diyarbakır ilimizin adı uzun yıllar bir futbol takımında yaşadı. İnişli çıkışlı da olsa varlığını sürdürdü. Açılımla birlikte bölücülük her koldan ilerleme fırsatı buldu. Amed’in Diyarbakır’daki…
-
Her yıl bu zamanlarda Birleşmiş Milletler Genel Kurulu yeni dönem çalışmalarına başlar. Yeni dönem başlangıcı hükümet ve devlet başkanlarının, varsa hükümdarların katılımıyla yapılır. Aslına bakılırsa simgesel törenlerdir. Özde dünyanın durumunu değiştirecek kararlar alınması söz konusu bile olmaz. En iyi olasılıkla “dünya beşten büyüktür” diyerek tarihe not düşmüş olursunuz. Bu yılki başlangıca da Cumhurbaşkanı düzeyinde katılım…
-
Kraliçe toprağa verildi. İngiltere ve dünya önemli bir dertten kurtuldu. Monarşi yanlısı İngiliz basını bile kraliçenin ardından sergilenen yas gösterileri karşısında “bu kadarı fazla” yorumları yaptı. İngilizlerin ve onların etkisi altındakilerin 70 yıllık yas özlemi göz önüne alınırsa kraliçeye dökülen gözyaşlarındaki abartı olağan karşılanabilir. Ya diğerleri? Aralarında bizimkilerin de bulunduğu “kraliçeden çok kraliçeciler” kantarın topuzunu…
-
Osmanlı’nın ilk kapitülasyonları vermesi XVI. Yüzyıla dayansa da bindiği dalı kesmeye eşdeğer kapitülasyon uygulaması Baltalimanı Antlaşması’yla olmuştur. Tanzimat’ın tanınmış sadrazamlarından Mustafa Reşit Paşa döneminde imzalanan bu antlaşmayla Osmanlı ekonomik özkıyıma onay vermiştir. Burada amaç ülkeye değil saltanata ve bir avuç ayrıcalıklıya soluk borusu oluşturmaktı. Sonrasında Osmanlı’nın yok oluşa yolculuğu hızlandı. Üç çeyrek yüzyıl daha varlığını…
