Kategori: AZİM VE KARAR

  • 26 AĞUSTOSLAR

    Şu günlerde 104. Yıldönümünü kutladığımız Sakarya Savaşı Türklerin 238 yıllık geri çekilmesine son vermesiyle ayrıca önem taşır. 26 Ağustos 1922 ise Türklerin 239 yıl sonra ileri atılmasının simgesidir. 26 Ağustoslardan ikincisi de Türklere Anadolu kapılarını açan birincisi kadar önemlidir.

  • Her türlü koşul elverişliyken ortadoğu toplumlarının karanlıkta kalışını bir şekilde açıklamak gerekir. Aydınlanmama çabası, dinselliği biricik rehber sayma kararlılığı…

  • BİR ÇİFT MAVİ GÖZ

    Yunan takımının yöneticileri bu formadaki bir çift mavi gözün kışkırtıcı olduğu gerekçesiyle giyilmesinin engellenmesi için UEFA’ya başvurmuş. Düpedüz şımarıklık! Samsunspor formasındaki bir çift mavi gözün sahibi Mustafa Kemal Atatürk bu dünyaya gözlerini açmış en iyi insanlardan biridir. Savaştığı karşıtları bile doğrulamıştır bu durumu!

  • Bölgede ve ülkede feodalizm korunarak hiç bir sorun çözüme kavuşturulamaz. Var olduğu açık olan soruna etnik etiketler yapıştırmak yerine sorunun sınıfsal ve ona bağlı olarak da ekonomik olduğunu kabullenmekle başlanmalıdır.

  • HUTBE

    Son hutbeyle gelinen noktada Cumhuriyet kurumu Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, önemli devrimlerden medeni yasayı ateş altına aldığı görülmektedir. Anayasal suç da işlemiştir bu son hutbesiyle Diyanet İşleri Başkanlığı. Bağımsız yargının yerinde yeller estiği için bu anayasal suç da öncekiler gibi sessizlikle izleniyor.

  • Yazının başlığı çok geçmişte kalmamış olan bir dizi filmi çağrıştırabilir. Ondan esinlendim. Geçtiğimiz hafta Aydın’da yaşananlar kimlerini sevindirirken kimilerini de üzdü ve şaşırttı. Korku, ürkü, geri çekilme ya da saf değiştirme savaşta ve barışta rastlanabilen insani duygular. Çerçioğlu bu duygulara yenik düşen ne ilk kişidir ne de son olacaktır. Sözü edilen duygular bulunulan konumun korunması…

  • DEPREMDE ÖLMEK Mİ KALMAK MI?

    Depremler ve sonuçları ülkelerin, toplumların gelişmişliği konusunda güvenilir ipuçları sunuyor.

  • GİZLİSİ, SAKLISI…

    Dokuz aydır gösterimde olan “Terörsüz Türkiye” tiyatrosunda ileri gelenlerin diline doladığı “silahların bırakılması karşılığında bir şey vermiyoruz” yalanının sonuna gelinmişti komisyonun oluşturulmasıyla. Zaman verileceklerin verilme, başka deyişle ödeşme zamanıydı. Her ödeşme gibi bunda da alanın vermesi kaçınılmazdı.

  • AÇILIMDA KONUŞULMAYAN

    Ecevit sıkça “Toprak işleyenin, su kullananın” diyerek bir yandan topraksız köylüye göndermede bulunurken diğer yandan da feodalizme dikkat çekerdi. Kurucu parti geçmişiyle barışık olmak zorundadır.

  • ÖZGÜR ÖZEL’E GÜVENELİM Mİ?

    Kişi olarak Özgür Özel’e sonuna dek güvenebilirim. Üç koyunumu, beş keçimi olan ya da olmayan taşınır, taşınmaz değerlerimi  iç rahatlığıyla ve güvenerek kendisine emanet edebilirim. Adı bile belirsiz olan ama varacağı son nokta kestirilebilen komisyon öyle mi? Kanla, canla kurulmuş bir Cumhuriyetin geleceğini belirleyecek komisyonda masada neler olacak? Bilen var mı?