Kategori: AZİM VE KARAR
-

“Ankara’da birileri var mı” diye haykırasım geliyor. Öte yandan da düşünüyorum! Bu sözlere emperyal maşayı TBMM’ye çağırarak iktidarlarını sonsuzlaştırma histerisine yakalananlar mı karşılık verecek? Açılıma hevesli olan ama Sevr meydan okumasına gelince uyur gibi yapan kurucu partinin bugünkü kadroları mı tepki gösterecek? Sınırları kanla, canla çizilmiş bir ülkenin siyaset kurumundan “burası Sykes-Picot dayatmasıyla sınırı çizilen…
-

TBMM zeytine kıymak üzere. TBMM üyelerinin çoğunluğu tarihsel sorumluluklarının farkında mı? Vatan kurtarmış, Cumhuriyet kurmuş, çağdaş uygarlığa erişmeyi amaç edinmiş TBMM için acıklı bir tablo.
-
“Dilene dilene kazanacağız” diyerek zamanının büyük bölümünü ya Ortadoğu şeyhlerinden ya da batı tefecilerinden para istemekle geçiren bir maliye bakanının olduğu ülkede Kürecik, İncirlik, Yumurtalık konusunda iç ferahlatıcı adım beklemek ne denli gerçekçi?
-

Grev başlar başlamaz gündelik yaşamı zorlaştırmasının da etkisiyle çoğu ortamda bir dizi öfke seliyle karşılaştı. İşçilerin istediği aylığı başka emeklilerin ve çalışanlarınkiyle karşılaştırarak işin kolayına kaçıldı. “Sen emekli profesör ne kadar aylık alıyor biliyor musun?” diye sorana da rastlandı. Diğer yandan, “işçi validen çok aylık mı alırmış” diyene de.
-

Irak Kürdistan Demokrat Partisi ve Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği. Bilindiği gibi her ikisi de aşiret partisidir. Adlarındaki kavramlarla uzaktan yakından ilintileri yoktur. Her iki yapı da yarım yüzyılı aşkın süredir aynı ailenin üyelerince yönetilmektedir. İkisi de sosyalist enternasyonal üyesidir.
-

Geçmişte yargının ve yasamanın bir ölçüde koruyabildiği kamu yararının, gözetilmesi bir yana adından bile söz edilemez oldu. Böylelikle kamu yararı gözeticiliği önemli bir kalesini yitirmiş oldu.
-
Son örnek Boğaziçi’den. Üniversiteye değil sokulmak, önünden geçmesine bile izin verilmemesi gereken bir yobazı kınamak isteyen gençler alışıldığı gibi yaka paça gözaltına alındılar. Ters kelepçeye tepki gösteren ve kolluk güçlerine bu hukuksuz davranıştan vazgeçmelerini isteyen bir gence verilen yanıt : “Bana hukuk deme!”
-

Süleymaniye’de Amerikalılar Türk askerlerinin başına çuval geçirmek için 4 Temmuz’u, ABD’nin ulusal bayram gününü seçmiştir. Bir bakıma tezkereye yanıttır ültimatoma eşdeğer bu davranış. Bu çıkışın yanıtsız kalmış olması da yol gösterici olmuştur tasarlayanlara ve uygulayanlara. Cumhuriyet kurulur kurulmaz Anadolu’da irili ufaklı başkaldırılar çıkartıldığı bilinir. Her birisi dış kaynaklı ve güdülemelidir. Lozan’ı başarıyla tamamladınız, cumhuriyeti kurdunuz.…
-
Lozan’da istediklerini bir türlü alamayan İngiliz temsilci öfkesine yenilir ve İsmet Paşa’ya çıkışır : “Tüm üstelemelerimize karşın karşılamadığınız isteklerimi şu kâğıda yazıp cebime koyuyorum. Günün birinde bunları önünüze koyacağız!”
-

Yapılan açıklama da ne siyaset kurumlarımızca ne de medyamızca okunmuş gibi görünmüyor. Açık kaynaklardan kolaylıkla erişilebilecek bu açıklama özenle okunduğunda “varlığından vazgeçmekte” olan PKK’nin bir şeyler almadan bunu yapmayacağını anlamak hiç de güç değil.
