Kategori: GEZİYORUM
-
İlki Fahrettin ALTAY Meydanı! İzmir’i düşmandan kurtaran ordumuzun efsane süvari birlikleri komutanının adını taşıyor. Eski adı Üçkuyular. Bu meydanın kuzeybatısında yükselen beton yığını meydanı kirletmeye başladı bile. Adıyla da İzmir’e yabancı. İzmir’de İstinye adına anlam vermek güç. Kent estetiğini bozmasının yanı sıra İzmir trafiğine getireceği yük bu AVM açıldığında yaşanarak görülecek. Fahrettin Altay Meydanı’nda yükselen…
-
İzmir’de başlayan tramvaylı yaşamla birlikte tartışmalar da dinmeksizin sürüyor. Öncelikle tramvay İzmir’e uygarlık getirdi. Öne sürülenin tersine tramvay İzmir’de hızlı kitle ulaşımı aracı oldu. Bir yanılsamayı gidermekte yarar var. Tramvayın düşük seyir hızı varılacak noktaya yavaş gidilmesi anlamına gelmiyor. Hızlı giden lastik tekerlekli taşıtlar özellikle trafiğin yoğun olduğu saatlerde pek çok nedenle duraklayıp, yavaşlıyor. Her…
-
Latince kökenli “fascis” çubuk demeti anlamına gelen bir sözcük. Yeryüzünün en gaddar ve bir o kadar ölümcül olgusu olan FAŞİZM için ilk bakışta sevimli görünebilecek bir tanımlama sayılabilir. Düşünüldüğünde FAŞİZM’e fazlasıyla uyan bir köken olduğu da anlaşılabilir. Tek bir çubuğu eğmeniz, bükmeniz ve hatta kırmanız hiç de zor değildir. Ama, çubukların sayısı bir demet oluşturacak…
-
Cumhuriyet gazetesinin özüne dönüşüne ilişkin gelişmeler epeyce su kaldıracağa benziyor. Olay özünden saptırılarak duygu sömürüsü ortamına sürükleniyor. Örneğin, Cumhuriyet’in başından uzaklaştırılanların son dönemde yaşadıkları yargı süreci üzerinden bunca eziyet çeken insanlara bu yapılır mı türünden sözler üretiliyor. İki olayın biri diğerinden farklıdır. Cumhuriyet’i yönetenlerin yargıda yaşadıkları karşısında hiç kimse zil takıp oynamadı. Bu süreçten hoşnutluk…
-
Milli Mücadele boyunca Yenigün gazetesini yayımlayan Yunus Nadi, savaş bitip de Cumhuriyet kurulunca 7 Mayıs 1924’ten başlayarak gazetesinin adını Atatürk’ün önerisiyle Cumhuriyet olarak değiştirdi. Günlük olarak yayımlanan Cumhuriyet adı üstünde Cumhuriyet’in koruyucusu, kollayıcısı oldu. Elbette, her gazetenin görevi değildi bu. Cumhuriyet’i koruma, kollama ve Devrimler’i kökleştirme Cumhuriyet’in olmazsa olmaz görevi ve hatta varlık gerekçesi oldu.…
-
Çokça bilinen bir sözdür. Kuan Tzu’ya ait olduğu bildirilir kaynaklarda : “Bir yıl sonrayı düşünüyorsan tohum ek, On yıl sonrasıysa kaygın ağaç dik, Yüz yıl sonrası içinse insanları eğit!” İnsan kaynağıdır toplumları, ulusları ve elbette ülkeleri ayakta tutan. Cehalet ve geri kalmışlık insanların güdülmesi sonucunu doğururken; aydın ve eğitilmiş bir insan topluluğu yaşadığı toplumu yükseklere…
-
Çoktandır unutulmuş olan şarbonla son tanışmamız birkaç yıl önce zarflar aracılığıyla oldu. Sporlu ve dolayısı ile son derece dayanıklı bir mikroorganizma olması zarflanarak yayılmasına olanak vermişti. Biyoterör kapsamında olduğu düşünülen bu saldırılar unutulmuşken şarbon bir kez daha yaşamımıza girdi. Şarbon etkeni En iyi bildiğimiz iş olan tarım ve hayvancılığı unutmuş olmamız önde gelen nedendir bu…
-
Bilişim çağının önde gelen unsurları olan robotlara ilişkin tepkilerimiz binyılda yankılanıyor. Fransız filozof Dekart’ın da bir robot tutkunu olduğu söylenir. Ona göre canlılar saat gibi çalışan biyolojik makinelerdir. Filozofun 1650’de ölümü sonrası ortaya çıkan söylenti çok da bilinmez. Bu söylentinin merkezinde filozofun yaşamını 5 yaşında kızıl nedeniyle yitiren kızı Francine yer alır. Söylentiye göre kızının…
-
DÖRDÜNCÜ GÜN Gezimizin iki devresi olduğunu var sayınca ortadaki Batum ziyaretini devre arası olarak niteleyebiliriz. Yeniden kente ve karmaşasına dönüş de denebilir. Gezinin bu bölümüne ilişkin izlenimler bağlantıdan okunabilir : https://cumhuriyetciyorum.wordpress.com/2018/08/28/batumda-bir-gun/ Gürcistan Macahel’i. Yarısı Türkiye’de yarısı da Gürcistan’da kalan vadiyi Gürcüler de aynı adla anıyorlar. BEŞİNCİ GÜN Komşu kent Batum’dan Sarp sınır kapısı yoluyla vatan…
-
Güzel yurdumuzun güzelliklerini ve değerlerini tanıma görevini daha fazla ertelemekten vazgeçtik. Bu kapsamda geçtiğimiz günlerde 1 haftamızı Doğu Karadeniz’e ayırdık. Gezi yazılarımızı dostlarla paylaşıp, gördüklerimizi ve yaşadıklarımızı olabildiğince çok kişiye ulaştırmaya çalışıyoruz. Gerek yurtiçi ve gerekse yurtdışı gezilerinde fotoğraf çekmenin ve gezgin rolüyle sınırlanmanın ötesine geçerek toplumsal ve kültürel çözümlemeler yapmayı da görevimiz sayıyoruz. Ülkemizin…
