Kategori: YARINLAR

  • Atatürk’ün neredeyse en az anlaşılmış sözlerinden birisiyle başladım. Doğru anlayanları ve özümseyenleri bir yana bırakıp, iki taraftan yanlış algılayanları ya da doğru algıladıkları halde yanlış algılamış gibi yapanları irdeleyelim. Etnik bölücü ve neoliberal tayfa için “Türk olmak” ya da “Türklük” gibi nitelemeler ayrıştırıcı ve çağın gerisinde kalmış şoven kavramlardır. Bu yaklaşımla hemen her fırsatta Türk…

  • CUMHURİYETİN KADIN DEVRİMİ Mustafa Kemal Paşa’nın İnönü savaşlarından sonra İsmet Paşa’ya iletisidir : “Siz orada yalnız düşmanı yenmediniz. Türk milletinin kara yazgısını da değiştirdiniz!” Cumhuriyetin kadın devriminin aydınlık ve görkemli yüzü kadın milli voleybolcularımız yaz boyunca dünya voleybolunun doruklarında yer alan ülkeleri birer birer dize getirdiler. Bu da yetmedi. Dünyanın doruğuna yerleştiler. Yüz yıl öncenin…

  • Kim ne derse desin! Geçmişteki dünyayı kutsamakta kararlı olanların varlığı yadsınmasa da yeni bir dünya kuruluyor. Yakın geçmişin emperyal şımarıklığı yerini gerçeklere bırakıyor. Bugünün kuşağı yeryüzündeki sayısız değişikliğe tanıklık etme ayrıcalığına sahip olmakla övünebilir. İnsan türünün doğum yeri olarak kabul gören, tüm dünyaya insan türünü yayan kara Afrika kurulmakta olan yeni dünyanın önemli etkinlik alanıdır…

  • Yazının başlığındaki beyaz zambaklar ülkesinin yerine Avrupa ya da dünyadaki başka pek çok ülke konsa yanlış olmaz. Beyaz zambaklar ülkesi ya da bilinen adıyla Finlandiya’nın ırkçı seslere kaynaklık etmesi şaşırtıcıdır. Tarihi boyunca devlet olamamış, İsveç’le Rusya arasında sıkışıp kalmış, bağımsızlığı 100 yaşını henüz geçmiş Finlandiya tüm bu olumsuzluklara eşi benzeri zor bulunur bir gelişmişlikle karşılık…

  • 10 Ağustos 1920’de emperyalizm Şark Sorunu’nu (kendince) çözüme kavuşturmada önemli adım attı. Buna göre Türkler Anadolu’dan geldikleri yere kovulacaktı. Böylece uygarlıklar beşiği Anadolu coğrafyası gerçek uygarların eline geçecekti. Yıldönümünde Sevr’e değinmekte yarar var. Her ne kadar 100. yaşını geride bırakan Lozan’a ilişkin zaman aşımı yalanları tarihe karışsa da içimizdeki Sevrciler varlıklarını sürdürüyorlar. Türkiye’nin son 20…

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasına yansıyan “Esat” umut yarattı. Her ne kadar konuşmasının sonraki bölümünde “Esed” dediyse de hasret kaldığımız umuda sarılmak işime geldi. Ortak bakanlar kurulu topladığımız, birlikte tatil yaptığımız Esat nasıl ya da neden Esed oldu? BOP eşbaşkanlığı öyle gerektirdiği için. Ortada BOP mu kaldı diye soracaklar çıkabilir. Misakı iktisadisi çöken Türkiye’nin başındaki kişi can…

  • Pek çok şeyin kötüye gittiği Türkiye’de, iyiye giden işlerin de kısa sürede bozulduğu bir gerçek. Örneğin, futbol. Dünya üçüncülüğü sonrasındaki tepetaklak gidiş şaşırtıcı olduğu kadar üzücü oldu. Faroe Adaları’na yenilen bir futbolun her şeyin önünde olma çabası ve bu çabanın bir şekilde karşılık buluyor olması anlaşılır gibi değil. Voleybol bu konuda ayrıcalıklı. Yirmi yıl önceki…

  • Türkiye’nin son günlerdeki gündemine düşen iki yargıç var! Birinci yargıç Hasta refakatçisi sıfatıyla düştü gündeme. Hastasını ameliyat eden hekimin uygun dille yapılmış uyarısı bu yargıcımızın üstünlükçü damarını harekete geçirdi. Uyarılması saygısızlığını üst perdeye taşıma etkisi yarattı. Olasılıkla, adliyede herkesin üstünde konuşlu konumu bilinçaltını devindirmiş olmalı. Oysa, hak, hukuk, adalet dağıtmakla ödevli bir yargıcın üstün konumunun…

  • Türkiye Cumhuriyeti ikinci yüzyılına gün sayarken ekonomik baş etmeye çalışıyor. Deprem yıkımı cabası! Bütün bunlar yetmezmiş gibi bundan 10 yıl öncesine dek akıldan bile geçirilmeyecek demografik bozgun ete kemiğe bürünmüş durumda. Önümüzdeki yıl yapılacak olan yerel seçimler özellikle Hatay, Kilis ve Gaziantep illerinde demografik değişim gerçeğiyle yüzleşmemizi kaçınılmaz kılacak gibi görünüyor. Demografik bozgunun ana öğesi…

  • Sosyal medyayla haşır neşir olmak mı, olmamak mı? Uzunca süredir gözden geçirmeyi istediğim bir ikilemdir. Sosyal medyadan uzak durmak haberdar olmamayı güvence altına alır. Her ne kadar olanın bitenin önüne geçilemese de haberdar olmamanın dayanılmaz hafifliğiyle sarmalanırsınız. Salzburger Nachrichten’de çizen Avusturyalı Thomas Wizany’nin burada da paylaşmak zorunda kaldığım çizgisiyle başladım güne. Gurur ve onur kırıklığı……