Kategori: YAZI-YORUM

  • Son zamanlarda seçimden hemen sonra belli olan sonuçlara alışan bizler için dünkü seçim olağanüstü heyecanlı ve sürükleyici oldu. Çekişmeli olacağı kestirilse de bu denli soluk soluğa olacağı beklenmemekteydi. Sonuçlar ortaya çıkmakla birlikte süreç sonlanmış değil. İstanbul’daki oy farkının azlığı köprünün altından epeyce su geçeceğinin göstergesi. Her türlü girişime karşın koltuğu alamayacak olurlarsa seçilenlere karabasana eşdeğer…

  • Yaklaşık iki yıl önce önce benzer başlıklı bir yazı yazmışım. Yine bir albay, yine bir teşekkür! Umutsuz olmayı, enseyi karartmayı alışkanlık haline getirmiş klavyeperestler bu olaydan ders çıkartmalı. 2017 yılının Mayıs ayında yine bir albayımız, Orkun Özeller Amerikalıların madalyasını kabul etmesinin vicdanına sığmayacağını söylemişti. Kamuoyunun övgüsünü kazanan bu olayla ilgili olarak ayrıntılı bilgi için bağlantıya…

  •   Yazı başlığı uzun oldu! Farkındayım! Ama, başka türlü anlatması çok zor olacaktı. Anımsayacaksınız! Cumhuriyet’le birlikte kendisini gösteren Çağdaş Türkiye dört koldan aşağılanmakta ve yerin dibine batırılmaktaydı. Bu hoyratlık ortamında Dışişleri de payına düşen azarı işitmiş, aşağılamayı yaşamıştı. Monşer kavramı üzerinden sözüm ona bir Cumhuriyet kalesi daha yerle bir edilirken; avamlık ve düzeysizlik bu geleneği…

  •   Yerel seçimlere giderken iktidarını korumak zorunda olanlar anlaşılmazlık kartını açtılar. Tıpkı din ticaretinde olduğu gibi anlaşılsın diye değil anlaşılmasın çabası harcandığına tanıklık ediyoruz. Yerel seçimlerin olmazsa olmazı olan kişilik ve yerel sorunlar neredeyse söz konusu edilmiyor. Seçimlerin bir beka sorunu olduğundan hareketle hemen her sözün sonu bu, pek çok kimsenin tam olarak anlamadığı ama…

  • Aziz Sancar’ın Nobel’i aldığı günü dün gibi anımsıyorum. İçi kararmış bir milleti, umutsuzluk denen illetin tavan yaptığı günlerde pek sevindirdiğini de! Sevinmekle yetinmemiş gurur ve onur da duymuştuk! Türklerin onu sahiplenmesinde şaşılacak bir şey yoktu elbette. Aziz Sancar da yaşamının 40 yılı aşkın süresini ABD’de geçirmiş, Nobel’i hak etmesini sağlayan çalışmalarını bu ülkede yapmış olmasına…

  • Geçtiğimiz günlerde belki de ajanslara bile düşmemiş olan bir katliam değil ilgi çekmek öğrenilme şansı bulamadı. Suudi Arabistan önderliğindeki koalisyon güçleri (ABD güdümlü saldırganlık olarak da anlayabilirsiniz) Kuzey Yemen’deki Saada kentinin pazaryeri yakınlarında düzenledikleri saldırıyla 30’u aşkın çocuğun ölümüne neden oldu. Her ne kadar saldırı Suudilerce gerçekleştirilmiş olsa da; minik bedenleri yakıp geçen bombalar ABD…

  • On altı yıllık iktidarın çok başarılı olduğu bir konu var! Bu başarı karşısında şapka çıkartmamak olanaksız! Bu başarı öyküsünü “İyiyse bizden, kötüyse başkasından!” sözüyle tanımlayabiliriz. Türkiye’de uzunca süredir yerleşikleşmiş ve hatta efsaneye dönüşmüş bir saptama vardı. Gerçeklik payı da yok değildi. Türkiye’de iktidarları ekonomik krizler değiştirir. En yıkılmaz sandığınız iktidar bile ekonomik krizle kâğıttan kule…

  • Dünyadaki gidişi ve paradigma değişikliklerini anlamak son derece önemli. Sanayi Devrimi döneminde İngiltere’de yaşanan MAKİNEKIRICILIK akımının günümüzde yinelenmemesi için bu son derece gerekli. Çoğu zaman ben farklı bir yerde mi yaşıyorum diye kendi kendime sorduğum oluyor. Ülkemizi yönetenlerin kısıtlı anlayışına ayak uyduran toplumsal eğilimler kaygımın katlanmasına neden oluyor. İzleyebildiğim kadarı ile teknoloji temelli bu köklü…

  • Tümünde değilse bile dünyada hekim yetiştiren tıp okullarının önemli çoğunluğunda Hipokrat Andı’nın son derece önemli yeri vardır. Hekimliğe adım atanların etik rehberi sayabileceğimiz 2500 yıllık geçmişe sahip bu basit ve yalın metin yakın zamanda güncele uyarlanmıştır. İçinde bulunduğumuz çağ bilişimin de etkisiyle baş döndürücü bir değişim ve dönüşüme sahne olmaktadır. Her türlü ortamla birlikte bu…

  • Nicholas Maduro eleştiri oklarının hedefindeki kişi. Suçu büyük! Tayyip Erdoğan’ı sevmesi! Oysa, Maduro Venezuela’da Hugo Chavez’in yerini fazlasıyla dolduran bir ulusalcı sosyalist önder değil mi? Durum böyleyse Maduro-Erdoğan uyuşması nasıl yorumlanmalı? Yoksa, İdris Küçükömer’in Türkiye için yaptığı sağ sol sol da sağ oldu yorumu gerçek mi oldu? Elbette şaka yapıyorum! Maduro Tayyip Erdoğan’a yaklaşıyorsa, ona…