Hindistan bugün aya uzay aracı indiren ABD, Rusya ve Çin’den sonraki 4. ülke olabilirdi. Aya yumuşak inişe dakikalar kala kesintiye uğrayan veri akışı bir aksilik göstergesiydi. Alınan son bilgiler aya inmesi planlanan ve ana uzay aracı Chandrayaan-2’den ayrılan Vikram’ın yumuşak iniş yerine sert iniş yaptığı anlaşılıyor. Bu durumda Vikram’ın görev yapamaz durumda olduğu ancak Chandrayaan-2’nin ay görevini sürdüreceği bilgisi resmen açıklandı.

İlk bakışta başarısızlık gibi görünse de aya inişin başarı oranı % 40’tır. Dolayısı ile aya başarılı inişten çok başarısız iniş daha yüksek olasılıktır.
Bugün Hindistan uzay aracı aya inebilmiş olsaydı kendisi için bir ilkin yanı sıra dünya için de bir ilk başarılmış olacaktı. Çünkü, ayın güney kutbuna bugüne dek inilebilmiş değildi.
Yıl içinde Çin’in Chang’e II aracı ayın dünyadan görünmeyen yüzüne başarılı bir iniş yaptı. Çalışmalarını sürdürüyor.
Buna karşılık İsrail’in iniş girişimi de bu yıl içinde başarısızlar listesine eklendi.
Doğrusunu isterseniz Hindistan’ın bu girişimi beni çok heyecanlandırdı. Başarılı olmasını tüm içtenliğimle istedim. Başarısızlık Hintliler kadar olmasa da bende düş kırıklığı yarattı diyebilirim. Ancak, böyle bir şeyi denemenin bile başlı başına bir başarı olduğu unutulmamalıdır düşüncesindeyim.
Bengalore’deki Hindistan uzay merkezindeki heyecana Hindistan Başbakanı Modi de katıldı. Başarısızlık kesinleştiğinde başta merkezin başkanı olmak üzere tüm çalışanlara yönelik teselli edici ve yüreklendirici konuşması dikkat çekiciydi.
Merkezdeki bir başka ayrıntı uzay konulu yarışmada başarılı olmuş 84 Hintli öğrencinin konuk edilmesiydi. Eğitime ve bir sonraki kuşağa verilen önemin canlı kanıtıydı öğrencilerin oradaki varlığı.
Ülkemizde içine daldığımız tartışmaları düşündükçe bu ve benzeri insanlık başarılarının bende yarattığı burukluğu çok daha iyi algılayabiliyorum. Örneğin, yalnızca İstanbul Belediyesi’ndeki makam aracı saltanatına harcanan parayla ya da aklınıza getirebileceğiniz her hangi bir kamusal ya da özel ortam savurganlığının önüne geçilmesiyle Hindistan’ın başarılı olduğu yola girilemez mi? Hindistan’ın uzay çalışmalarının 20 yıllık geçmişi olduğu düşünüldüğünde her şeyin olanaklı olabileceği kolayca anlaşılabilir. Cumhuriyet kurulur kurulmaz uçak yapabilen Türkiye’nin günümüzde otomobil gibi sıradan ve özelliği olmayan bir taşıtı yapabilmeyi başarı çıtası olarak belirlemesini yetersiz ön ve uzgörü sahibi yöneticilere sahip oluşunun canlı kanıtı saymak gerekiyor.
Ayın güney kutbuna inmek sıradan bir ilk olmanın ötesinde anlam taşımaktaydı insanlık için. Orada varlığı saptanabilecek donmuş su ayla ilgili kalıplaşmış pek çok bilgiyi yerle bir edebilme potansiyeline sahipti. Kuşku duyulmasın ki; bugün başarısız olan Hindistan hiç de uzak olmayan gelecekte bu görevi yerine getirecektir.
Bu olayla ilgili bir haber okudum! Hindistan’la karşıtlık içinde olan Pakistan’da halk sokaklara dökülerek Hindistan’ın bu başarısı(zlığı)yla alay etme gülünçlüğüne düşmüş. İngiliz emperyalizminin bölgeye ektiği tohumlarla boy veren Pakistan-Hindistan düşmanlığının bu gibi bir durumda bile alevlendirilebilmesi emperyalizmin başarı hanesine yazılmalıdır.
Dinle, dille, mezheple ve akla gelebilecek her türden farklılıkla toplumları bölebilen emperyalizmin bu coğrafyadaki başarısı ibretliktir. Aynı toprağa basan, aynı kandan ve candan gelen iki halkın yapay şekilde parçalanması insanlık adına düşündürücü bir durumdur.
Hindistan’ın girişiminde öne çıkması gereken bir diğer ayrıntı her geçen gün yükselen Avrasya başarısını yansıtmasıdır. Dünyanın önümüzdeki dönemde önderi olacak olan A(vra)sya’nın güçlü ülkesi Hindistan’ın başarısı bu bakımdan da rastlantı olarak görülmemelidir.
İlginç bir not daha!
Seksen sekizinci kez kapılarını açan İzmir Enternasyonal Fuarı’nın bu yılki “konuk ülkesi” ÇİN, “odak ülkesi” HİNDİSTAN! Elbette bu da rastlantı değil.
Not : Yazıdaki bilgileri Barış Özcan’ın konuyla ilgili You Tube sunumundan derledim. İzlemenizi öneririm.

Yorum bırakın