“Şubat ayındaki yağış ortalaması birkaç saatte düşünce böyle oldu!” İzmir’de bugün yaşanan selden sonrayetkililerin kamuoyunun karşısına bu sözlerle çıkması peşin savunma gibi geldi bana. Doğanın tepkisi son aylarda İzmir’e odaklandı.

Önce deprem!

Şimdi de sel!

Her iki doğa başkaldırısı da insana sınırını bildiren sertlikte!

Konak altgeçidinin bugünkü görünümü!
Kent içine batan çıkan uçan kaçan yol yapma tutkusunun kaçınılmaz sonucu!

Yerleşirken zeminini ve sağlamlığını gözetmeyen insan, dere yatağında ve sulak alanlara yerleşme konusunda da ısrarcı oldu!

Birkaç saatte 125/m2 yağıştan yakınanlara sormak gerek!

Doğayla sözleşme mi yaptınız?

Daha birkaç gün önce yağmur yağmıyor, kuraklık canımızı yakacak diye dertleniyordunuz!

Buyurun yağmura!

Havadan kazanç uğruna kent suçu işlerken akla getirilmeyenler deprem yıktığında ya da sel önüne katıp götürdüğünde sorgulanıyor.

Çok geç!

Bugün sosyal medyaya göz atınca öfke seliyle karşılaştım!

Hemen herkes atanmışıyla seçilmişiyle yerel yönetimi yaylım ateş altına almıştı!

Kuşkusuz haklılık payı vardı yazılanların!

Ama, eksik vardı!

Depremde yıkılan yapılar, sele teslim olan büyük köy!

Bunca önemli sonucun nedeni yerel yönetimlerin hatalarıyla ve kusurlarıyla açıklanamaz!

Pek çok kent suçunun bir araya gelmesiyle karşımıza çıkan bu sonuçta kabahatin birazı da kentte yaşayanlarındı!

Başka deyişle “ortaklaşa” işlenmiş bir suç vardı karşımızda!

Dere yatağına yerleşirsen gün gelir doğa kendine ait olanı geri alır!

Birkaç dakika önce kanlı bıçaklı ve boğazlaşmak üzere olan belediye meclisinin karşıt görüşlü üyeleri imara açma kararlarına sıra gelince ortam barış bahçesine dönüşüverir. Bu ortak paydada kol kola giriverir oybirliği!

Benzeri toplum için söz konusudur!

Çoğu konuda karşıtlaşan insanlar iş imar rantına gelince fire vermeksizin tek vücut oluverir.  Paranın sıcak yüzü tüm buzları eritmeye yeter de artar! Bu birliktelik felaketi izleyen ağlaşma seanslarında da sürdürülür. Çok geçmeden her şey unutulur!

Çıkarlar, getiriler, kamu zararına davranmalar tez zamanda utkuya erişir.

Cepler dolar, yüzler güler…

Felaketler suratların asılmasına neden olsa da nasılsa herkese çıkmaz bu piyango!

Belediye başkanı bugün olabildiğince evden çıkmayın der!

Valinin de gönlünden yarım gün izin kopar kamu çalışanına!

Salgında evde kal!

Depremde evden kaç!

Selde evde üst komşuya çık!

İnsan uygarlığının düştüğü acınası durum!

İnsan dediğimiz en gelişmiş canlının gelişmişliğine yakışır davranması ve şu söze kulak vermesi dileğiyle!

“Naturam non vinces nisi parendo.”

Onunla uyumlu olmadıkça doğaya üstün gelemezsiniz.

Roger Bacon

Posted in

“SÖZ (BİR KEZ DAHA) DOĞANIN” öğesine 3 yanıt

  1. Nedim Aysan Avatar
    Nedim Aysan

    Kutlarim bu guzel yaziyi.Gercekten insanlarin çikar icin nasil bir araya geldigini ,siyasi goruslerini yok saydikkarini ozetlemis. Secilmisiyle,atanmisiyla isin kolayina kacip,yasaklama ve öğütlemeyle isten siyrilmak… Ne guzel sorumluluk anlayisi… Yakinda Inciraltinin imara acilmasinda ayni birlikteligi gormeyiz insallah…

  2. abolukbasi Bölükbaşı Avatar

    Bütün kapatılmış derelerin üstü açılıp yanlarına yüksek İstinat duvarlar yapılmalı
    Yüzeysel yağmur suyunun akıp denize ulaşması için gider kanalları yüzeysel olarak yapılmalı
    Su akışının önündeki bütün engeller kaldırılmalı su akış yatakları debisi hesaplanarak geniş ve yüksek yapılmalı

  3. Serdar Karaburun Avatar
    Serdar Karaburun

    Bir satlik normal yağmurda bile göl olan yollar var hadi altgecitler deniz seviyesi altında düz yollarda neden su toplanır hem de denize birkaç metre mesafedeki yollar 20 yıldan eski bir büyükşehir belediye yayınında İzmir’de 120 derenin doldurulup yol yapıldığı belirtiliyordu .Tabiat kaybettiğini mutlaka geri alır insanlar ne kadar ileri gitse de doğa kanunlarına karşı çıkamaz

abolukbasi Bölükbaşı için bir cevap yazın Cevabı iptal et