İçeriğe geç
cumhuriyetciyorum

cumhuriyetciyorum

    • About
    • ÖZGEÇMİŞ


  • İlkokulu Tokat Niksar ve Eskişehir Çifteler’de okudum.

    Orta ve lise öğrenimimi Eskişehir Anadolu Lisesi’nde tamamladım.

    Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni 1985’te bitirdim.

    Zorunlu hizmet yükümlülüğümü Ağrı Devlet Hastanesi’nde (1985-87)yerine getirdim

    1991’de Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı unvanı aldım.

    Kırk yıla yaklaşan hekimlik yaşamıma emekli olarak son verdim.

    Böylelikle kendime yüklediğim sosyal sorumluluk etkinliklerine daha fazla zaman ayırır oldum. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimlerine gönülden bağlı bir yurttaş olarak ülkemiz ve dünyamız sorunlarına eğilme çabası gösteriyorum.

    Gazete, dergi ve sanal ortamda yayımlanmış yazılarımdan oluşan SUYA YAZILAR, Zeus Kitaplığı 2013 ile Covid 19 küresel salgını sırasındaki denemelerimden oluşan İÇİMİZDEKİ YABANCI : VİRÜS, Cumhuriyet Kitapları, 2020 adlarıyla yayımlanmış iki kitabım bulunmaktadır.

    Yazılarım başta kendi blogum olan cumhuriyetciyorum.com’da okurlarla buluşmaktadır. Ayrıca, Dağarcık Türkiye topluluğuna katkıda bulunuyorum ve topluluğun etkinliklerine katılarak dağarcığımı varsıllaştırmaya çalışıyorum.

Ceyhun Balcı kişisel blogu.

Burada nesnel bilgilerin yanı sıra öznel görüşler de okuyabilirsiniz.

Aşağılama ve kötü söze ne burada ne de yorumlarda geçit verilmez.

Buna karşılık keskin eleştiri olmazsa olmazımdır.

SAĞLIK BATAKLIĞI

Şubat 17, 2025

·

AZİM VE KARAR, VERYANSINTV YAZILARI, YARINLAR

Covid 19 salgınının korkutucu günlerinde Türkiye’deki yoğun bakım yatağı çokluğu çoğumuzun içimizi serinletmişti. O sırada bunun nedenini araştırmak akıl edilmedi.

Akıl edildiyse bile doğuracağı olası tepkilere göğüs germek göze alınamadı.

Sağlıkta Dönüşüm’le birlikte hızla kazanç alanına dönüştürülen sağlık, girişimcisine getiri sağlarken her geçen gün genişleyen bir bataklık anlamına da geliyordu.

Yoğun bakım yatağı sorgusuz ve denetimsiz bir kazanç alanıydı.

Neden diye sormanın neredeyse unutulduğu ve hatta suç sayıldığı yeni Türkiye’de bu bataklığın sorgusuz kalması da olağandı.

Yoğun bakım yataklarından oluşan bataklık yenidoğan yoğun bakımlarında yaşananlarla gözlerimizin önüne serilen yürek burkan sonuçlara yol açtı.

Her ne kadar basın olayın ilgi çekici yanına odaklanıp, sorulması gereken kimi soruları es geçse de olay tekil olmanın ötesinde sistemseldi.

Başka deyişle, bataklığa dönüşen sağlık ortamımız sivrisinek ve dolayısı ile hastalık üretmekteydi.

Yenidoğan çetesi adliyede sorgulansa da onları üreten sistem ve ortam sorgudan bağışık kaldı.

Geçtiğimiz günlerde bir başka olayla irkildik.

İstanbul’da bir özel sağlık kuruluşunda kalp krizi nedeniyle ölüm kalım savaşımı veren bir hasta girişimin yapıldığı yerde kurum muhasebecisinin sorgusuyla karşılaştı. Yaşamının kurtulması için hızla karar vermesi ve elini cebine atması istendi.

Elbette kabul edilemezdi. İnsaf ve vicdan sınırlarının yanı sıra ahlâk çizgisi de fazlasıyla aşılmıştı.

Yine olayın yaşandığı kurum, olayın başrolünde görünen muhasebeci mercek altına alındı.

Sivrisinek üreten ve çoğaltan ortam hak ettiği ilgiden yoksun kaldı.

Yenidoğanlarla ilgili olguda olduğu gibi stent üzerinden yürütülen pazarlığı şu açıdan sorgulamak gerekirdi.

Kalp krizi geçirdiğinden kuşku duyulan hasta neden bir kamu sağlık kurumundan özel sağlık kurumuna yönlendirildi?

Koskoca İstanbul’da bu hastaya ivedi sağlık hizmeti sunacak bir kamu sağlık kurumu yok muydu?

Sağlık, eğitim, güvenlik ve yargı dörtlüsü son çeyrek yüzyıldır yaşanmakta olan “özelleştirme=güzelleştirme” ortamında “kamu hizmeti” niteliği korunması gereken başlıklar olarak görülmek istendi.

Elbette sözde kaldı istek.

Buna karşılık, açıklıkla söylenmese de sağlık ve eğitim özelleştirme kapanına çoktan sokulmuştu.

Bu vicdansız, insafsız ve elbette ahlâksız ortamda özel sağlık kurumlarının girişlerine “SGK ANLAŞMALIDIR” yazılsa da yalın gerçek kalp krizi geçirmekte olan hastayla ameliyat masasında yapılan pazarlıkla kendini gösterdi.

Özetle, sağlık bataklığı kurutulmak yerine her geçen gün genişlemektedir. Buna bağlı olarak sivrisinek üretimi de katlanarak artmaktadır.

Böylesi bir ortamda tek tek sivrisinek avlamak ve kamuoyunu bununla oyalamak sorunu çözümsüz kılmaktadır.

Çözüm, sağlık hizmeti gibi yaşamsal bir başlığı kamu hizmeti kapsamına almaktan geçiyor.

Bu yapılmadıkça skandala eşdeğer patlayıcı olayların biri diğerini izleyecektir.

Ne yazık ki…

Bunu paylaş:

  • X'te paylaş (Yeni pencerede açılır) X
  • Facebook üzerinde paylaş (Yeni pencerede açılır) Facebook
Beğen Yükleniyor…

Şuna bir yanıt: “SAĞLIK BATAKLIĞI”

  1. drbulent35 Avatar
    drbulent35
    Şubat 17, 2025

    Ne yazık ki haklısın.

               >    >
    
    Yanıtla

Yorum bırakın Cevabı iptal et

Whether you’re a blogger, photographer, or creative professional, Brightblog is a versatile theme that will shine your content. Its magazine-inspired layout and customizable design make it the perfect choice for anyone looking to elevate your blog to the next level.

Tumblr

Instg

Fcbk

WordPress.com’da Blog Oluşturun.

  • Yorum
  • Tekrar blogla
  • Abone Ol Abone olunmuş
    cumhuriyetciyorum
    Diğer 273 aboneye katılın

    Have a WordPress.com account? Log in now.

  • cumhuriyetciyorum
    Kısa adresi kopyalaYazıyı Okuyucu'da görünrüle
    Abonelikleri YönetKaydolunGiriş
    Bu içeriği rapor et
    Bu şeridi gizle
%d