Yazar: cumhuriyetciyorum
-
DENİZ SOM’UN YOKLUĞUNDA İKİ YIL! Sakallı Celal’in bir anektoduydu sanırım. Türkiye’yi içindekilerin batıya koştuğu doğuya giden bir gemiye benzetmişti. Osmanlı’nın küllerinden bir Cumhuriyet yaratan Mustafa Kemal’in gemisi onun sağlığında Batı’ya karşın Batı’ya doğru yol alabilmişti. Deniz Som da Batı’ya karşın Batı’ya yönelebilenlerdendi. Ama, bu yöneliş hiç bir zaman Batıcılık batağına saplanmamıştı. İlkeli, sapkınlığa düşmeyen ve…
-
KİTAP GİBİ YAZI Ataol Behramoğlu içinden geçtiğimiz karanlık günlerde kitap gibi yazıyor. 2012 Türkiyesinde kafası karışmışların kafasını berraklaştıracak türden yazılar yazıyor. Kendisini siyasi yelpazenin solunda gören birisi olarak bu yazıları önemsiyorum. Solcuyum diyen yığınla insanı gördüğümde yolumu değiştirebilirim. Sağcı olduğunu söyleyen çok kişiyle yolumu birleştirebilirim. Bu özgün durum “Atatürk’te Birleşmek!” olgusunun ta kendisidir! Ceyhun…
-
UTANMAZLIĞIN BÖYLESİ Utanmazlığın böylesine şapka çıkartılır. Norveç Nobel Komitesi bu yılki Barış Ödülü’nü “AB”ye sunmuş! Gerekçesi kabahatinden büyük! Ekonomik krizle boğuşan Avrupa’nın böyle bir ödülün moraline gereksinimi varmış! AB’yi oluşturan önder ülkelerin yalnızca son çeyrek yüzyılda gerçekleştirdikleri savaşların birkaçı bile “barışçıl” olmadıklarını kanıtlamaya yeter de artar! Yugoslavya’nın parçalanarak çökertilmesi ve yaşanan cankırımlarına seyirci kalınması; Irak’ın…
-
ALEKSÇİLİK Gazetelerinde çalışan yazarlara göz kulak olmak göreviyle yüklenmiş patronların yönettikleri takımdaki futbolcular konusunda karar vericilikleri sorgulanıyor. Konumuz Aleks ve Aleksçilik! Sevme ve sövme konusunda ayarımız yok ne yazık ki! Fazlasıyla hak edenler dururken Aleks heykeli dikmek de bizlere özgü bir hastalığın yansıması olsa gerek. Bu tuhaflıkların önde gelen kahramanı da…
-
ÇETEYE DESTEK OLALIM! Türkiye’de çete yaratma ve soruşturma meraklıları umarım ve dilerim zahmete katlanıp yazıyı okurlar. Yoksa “yandı gülüm keten helva!” Ben de kendimi çeteye iç edilmiş bulabilirim! Kitapçı raflarında yeni bir kitaba rastlayacaksınız bugünlerde. Adı : “Çete” Yazarı da çete başı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz KOCAOĞLU. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde yürütülen çete operasyonuyla ilgili…
-
ÇOK ÖZEL BİR İNSAN Bu yazı bir döneme damgasını vurmuş, ülkenin önemli noktalarında atanarak ve seçilerek görev yapmış artık aramızda olmayan bir kişiliğin anısını incitmeyi amaçlayarak yazılmamıştır. Yazının temel amacı birilerini yerin dibine batırırken, başkalarını da fütursuzca yüceltmeyi amaçlayan çoklu standart anlayışına (alaycı bir dille) vurgu yapmaktır. Unutulmasın ki, yersiz ve abartılı övgü, yerli…
-
MENEMEN-İZMİR Sonda söyleneceği baştan söyleyelim. Başlıktaki Menemen yerine Aliağa, Foça, Bergama da yazılabilir. Anılan ilçeler coğrafik yerleşim bakımından İzmir ilinin kuzeyinde yer almaktadırlar. Buralardan İzmir’e yolcu taşınmasında sıklıkla minibüs ve midibüsler kullanılmaktadır. Menemen-İzmir hattı taşıtları beyazı ve yeşiliyle ezici sayısal üstünlüğe sahiptir. İzmir’in batısındaki Urla, Karaburun, Çeşme ve Seferihisar’dan gelen benzer taşıtların…
-
TEZKERE Bir önceki tezkere (faciası) 1 Mart 2003’te yaşanmıştı. Atlantik ötesi kundakçılığa yamaklık etme heveslileri fena halde bozulmuşlardı. Her türlü kötülüğün askersel kaynaklı olduğu güzel ülkemizde “askeri vesayet”e haddi bildirildi. Bir tanrının kulu çıkıp da sormadı! Diyelim ki askerler vesayet yoluyla milletvekillerini etkileyebildi de, etkilenenler bostan korkuluğu muydu diye! Belki de tarihte ilk kez…
-
NORVEÇ, OSLO, SUUDİ ARABİSTAN Son aylarda Oslo ile yatıp kalkar olduk. Çok değil haftalar önce “Oslo’da hükümet PKK ile görüşmüştür!” diyenler şerefsizlikle etiketlenirken; her (kötü) şeye olduğu gibi buna da alışan halkımızın hoşgörüsü(!) görüşmecilere “gerekirse yine görüşülür!” dedirtir oldu. Bilindiği gibi Oslo Norveç’in başkenti. Norveç küçük ama önemli bir ülke. “Kuzeye giden yol”…
-
İlk kez 1932’de toplanan Türk Dil Kurultayı’ndan bu yana kutlanmakta olan Dil Bayramı kutlu olsun! Adını, soyadını yazabilip; imza atabilenin okur-yazar sayıldığı dönemde Cumhuriyet’in bu kötü mirası yadsıması söz konusu olamazdı. Kadınlar arasında çok daha düşük olmak üzere okuryazarlık oranı % 10’un altındaydı. Okuyup, yazamayan insan yığınlarının birkaç yüz sözcükle anlaşmasından ibaretti dilin…
