Yazar: cumhuriyetciyorum
-
23 Nisan’da ÇOCUK, 19 Mayıs’ta GENÇ(LİK) öne çıkar. Her iki durumda bu önemli günlerin böylelikle içinin boşaltıldığını görmek pek çoğumuzu üzer. Çocuklara odaklananlar ULUSAL EGEMENLİĞİ özenlerden kaçırma derdindedir. GENÇLİK üzerinden de MİLLİ MÜCADELE gözden kaçırılır. Tümünün odağında Türkiye’yi kurtarıcıdan, kurucudan ve devrimciden arındırma çabası vardır. Yaşadığım kent İzmir’de belediyelerin 19 Mayıs etkinlikleri de bu durumu…
-
Yazının başlığını yadırgayanlar ve bundan bize ne diyenler çıkabilir. Her şeyden önce bir ülkenin NATO gibi suç örgütü olduğu apaçık ortada olan bir birlikteliğe katılma isteği insanım diyeni üzmeye yeter de artar. Bu üzücü gelişme dün Finlandiya Cumhurbaşkanı ve Başbakanı tarafından duyuruldu. Diğer yandan, Finlandiya “Beyaz Zambaklar Ülkesi”dir. Yer üstünde su, ağaç ve diğer canlılar…
-
Toplumun hemen her konuda ortadan ikiye bölünme başarısı gösterebildiği ülkemizde mayın tarlasına koşar adım girdiğimin farkındayım. Toplumsal yarılmanın belirginleştiği bir diğer konudur sokaklarımızda dolaşan başı boş hayvanlar. Kendilerini “hayvansever” olarak tanımlayan ve kendileri gibi düşünmeyenleri hayvansevmezlikle yaftalayanlara bakılırsa sokak hayvanlarının denetlenmesi, yol açtıkları sorunların giderilmesi ya da başka benzeri girişimler doğrudan hayvansevmezliktir. Bu satırların yazarı…
-
Yazının başlığı yanıltmasın. Bu bir futbol ya da hakem yergisi yazısı değildir. Üç hakem üç olay diyerek başlamalı söze. İlkine beyzacamdan birebir tanık oldum. Yer İzmit. Kocaelispor-Altınordu maçı. Hakem Ali Palabıyık. Kümeden düşme kalma bakımından önemli maç. Ölüm kalım savaşına dönüştürülmüş çoğu zaman olduğu gibi. Neredeyse maç boyunca sahaya pet bardakta su yağdırdı izleyiciler. Hem…
-
İçişleri Bakanlığı her uzun tatilden önce burada paylaştığım türden iletiler gönderir oldu. İnsan hareketinin arttığı bu ve benzeri zaman aralıklarında işe yaraması olası iletilerdir. Son zamanlarda öne çıkan bir başka eğilim yayaların öncelenmesi oldu. Buna ilişkin iletiler aldığımı da anımsıyorum. Hatta, kent içinde “kırmızı” ile işaretlenen yaya geçitleri aracılığıyla buna ilişkin uyarıların altı çizildi. Bu…
-
Yanılsamaya yol açmamak için baştan vurgulmakta yarar var. Bilenler bilir. Bilmeyenler için bildirmiş olayım. İşim hekimlik. Tarım ve hayvancılıkla ilişkim rahmetli babam aracılığıyladır. Ziraat mühendisiydi. Kırk yıl süreyle Türkiye Şeker Fabrikaları’na hizmet etti. Bu köklü Cumhuriyet kurumunun başat işi şeker pancarı tarımını, şeker üretimini düzenlemek, geliştirmek ve iyileştirmek olsa da endüstriyel tarımın önde gelen lokomotiflerinden…
-
Görseldeki sofra düşündürdü beni. Çağrıştırdı da! Dileyen dilediğiyle iftar sofrasında bir araya gelir. Hatta, bu sofraların toplumsal yaşamımızda önemli yeri olduğu, çoğunlukla da olumlu yönde etkiye sahip olduğu da kuşkusuzdur. Ancak, devletin doruğundaki kimsenin yüksek yargı organlarının doruğundakilerle böylesi bir görüntü vermesi ister istemez akla başka şeyler getirir. Eğip bükmeden söyleyeyim. Akla gelen başka şeyler…
-
İlkler her zaman ilgi odağı olmuştur. Özellikle, insanlık tarihinin akışında önem taşıyan, tarihi bir şekilde değiştirdiği düşünülen gelişmeler ya da buluşlar çok daha fazla ilgi odağı olmuştur. Günümüz gündelik yaşamında bilgisayarın yeri ve önemi tartışma konusu olmayacak denli açıktır. Bilgisayarın tarihteki ilk örneğinin izini süren bilim insanlarının yolculuğu MÖ 178’e dek uzanmış. Bilim insanlarının savladığına…
-
Yazıya konu gerçeği öğrendiğimde çok şaşırmıştım. Bildiğimiz bir tehcir varsa o da Ermeni adıyla anılanıydı. Hemen her 24 Nisan biz Türklerin karabasan günüdür bir bakıma. ABD ne diyecek? Bu kez hangi ülke(ler) sözde Ermeni Soykırımı’nı tanıyacak? Şükrü Server Aya, Uluç Gürken, Ali Erdinç, Doğu Perinçek bu önemli başağrımızla ilgili savaşım vermiş kişiliklerden ilk aklımıza gelenler. …
-
Dr. MEHMET FUAT (1885-1963) Mehmet Fuat Umay 1908 kuşağından bir Tıbbiyeli. Pek çok yaşıtı gibi yaşamı cephelerde geçmiş. Fırsatını bulduğunda Tıbbiye’yi bitirmiş. Savaşlarda yorulup, barışta bir kenara çekilme kolaycılığına sığınanlardan olmamış. Türkiye Cumhuriyeti yorgun, yoksun, hastalıklı bir nüfusun yanı sıra hatırı sayılır bir öksüz-yetim ordusu da devralmış. İzmir Marşı’ndaki şu dizeler de şehit sayısı kadar…
