Yazar: cumhuriyetciyorum
-
İran Devim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü’nün 22 yıllık komutanı Kasım Süleymani’nin haydutça öldürülmesi son zamanlarda beni üzen ikinci dış gelişme oldu. İlki, Bolivya’nın yerli ve halkçı önderi Evo Morales’in iktidardan haydutça uzaklaştırılmasıydı. Ülkemizde ve bölgemizde yaşayan akıl ve vicdan sahibi herkesin İranlı komutanın öldürülmesine üzülmüş olması gerekir. Bu gelişmeye İran’ın sorunu olarak bakmak çok büyük…
-
İklim Krizi’nin “öz kardeşi” Çevre Kirliliği Geride bıraktığımız yıl boyunca “iklim krizi” üzerine pek çok etkinlik yapıldı. Bu etkinlikler gündemde yer almayı başarsa da ne denli etkili oldu? Tartışmaya açık bir durum. Buzul erimelerinin öngörülenden 20-30 yıl önce gerçekleşmeye başladığı göz önüne alındığında konunun önemi daha iyi kavranabilir. İklim değişikliğine bağlı senaryoların öz kardeşi…
-
Sayın Emin Çölaşan, Necati Doğru ve Gökmen Ulu, Sayın Sözcü yazarları, yayın yönetmenleri ve emekçileri, Sözcü yazarlarına ve genel yayın yönetmenlerine ceza vermiş görünen güdümlü mahkeme kendince Sözcü gazetesine de gözdağı vermiştir. Doğrusu böyle bir karar çıkmasa şaşırırdım. Tam da kanal tartışmaları alevlenmişken gündemi şaşırtacak bir gelişmeye yol açılmış oldu. Güdümlü olmakta sakınca görmeyen yargı…
-
Bir yerde birisi Kanal İstanbul’u Talan İstanbul olarak nitelemiş. Çok doğru ve incelik ürünü bir saptama! Öncelikle binlerce yıldır varlığını sürdüren doğal koşulların ve çevrenin ortadan kaldırılması demektir KANAL İSTANBUL! Ayrıca, üretimden kopmuş ve taşınmaz alım-satımıyla inşaata tutsak düşmüş ekonomiye cansuyudur KANAL İSTANBUL! Çok daha önemlisi yeryüzünde eşi, benzeri bulunmayan bir uluslararası antlaşmanın çöpe atılarak…
-
AŞILANMAMA CAN ALIYOR Dünyayla birlikte Türkiye içinde bulunduğumuz çağla uyuşmayan bir sürece kapılmış gidiyor. Bir yandan aşı tartışılırken diğer yandan DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü) kaynaklı bildirim1 kızamıktan ölümlerde sıçrama olduğuna dikkat çekiyor. Aklın ve bilimin yol göstericiliği yerini dayanaktan yoksun varsayımlara bırakıyor. Küresel ölçekli bu akla zarar ortamda Türkiye’nin başındaki bir diğer dert de “dinselleşme”…
-
Son zamanlarda tıp ortamı üzerine sayısız yazı yazıldı. Derinlemesine tartışmalar yapıldı. Soner Yalçın’ın Kara Kutu’sundaki son derece açık ve net yanlışlar doğal olarak öne çıktı. Kara Kutu’nun doğruları da vardı elbette. İngilizce “Big Pharma” olarak nitelenen ilâç endüstrisinin bu alanda sergilediği davranışlar da irdelenmeyi ve tartışılmayı hak ediyor. Özellikle tıp çevrelerinin bu konudaki çekinceli yaklaşımı…
-
Yine metroyla yolculuk yapıyorum. Bu kez mavi hatla O’Hare Havalimanı yönüne gidiyorum. Güvenlik sorunu olabileceği öngörülen uzaklara değil de birkaç durak sonraya! DIVISION CADDESİ Division istasyonunda iniyorum. Division caddesi boyunca batıya yürümeden önce Chopin Theater’ı görüntülüyorum. Batıya doğru yürüyüşümü Wolcott caddesine gelince güneye yöneltiyorum. Shit Fountain’ı arıyorum. Öngördüğüm gibi son derece gösterişsiz bir anıt. Dikkat…
-
Menazilname Osmanlı’nın altın döneminde verilmiş ve Matrakçı Nasuh’un imzasını taşıyan bir yapıtın adı. Osmanlı’nın varsıl, gönençli ve yükselmede sınır tanımayan döneminin ürünüdür. Nasuh şairdir. Nasuh hattattır. Nasuh silahşordur. Nasuh filozoftur. Nasuh matematikçidir. Nasuh tarihçidir. Sünnet çocuklarını eğlendirmek amacıyla tasarladığı ve şimşir ağacından lobuta benzer sopalarla oynanan eskrimi andıran bir spor da olan MATRAK takma adı…
-
Şikago’nun sıradışı yerlerine yönelmeyi sürdürüyorum. Bu da çevreye gitmeyi gerektiriyor. Neyse ki metro ağı bunun için biçilmiş kaftan. Şikago metrosu küçük bir alanda “subway” niteliğinde. Daha çok “elway” tanımına uygun. Şikagodaki metronun yaygın yöresel adı : El. Kısaltmayı seven Amerikalılar “elevated” sözcüğünün “El”iyle yetinmeyi seçmişler. Kentin orta yerinden başlayarak Şikago metro hatları hemen her yönde…
-
ABD parlamentosu “Ermeni Soykırımı”nı tanıdı ya! Çıtkırıldım aydınımız koro halinde “yüzleşme” demeye başladı. ABD’de laiklik, Avrupa’da uygarlık arayan Batıcı aydın müsveddelerine diyecek bir şeyim yok. Ne söylesen boş! Göbeklerinden bağlı oldukları güce her koşulda hizmette kusur etmiyorlar. Sosyal medyada rastladığım öyle paylaşımlar var ki sessiz kalamam! Atatürkçü aydınımız da bu kıvama getirilmiş ya da getirilmek…
