Kategori: AZİM VE KARAR

  • Milli Mücadele’nin utkuyla sonuçlanmasının ve İzmir’in kurtuluşunun 100. Yılı bir başka coşkuya sahne oluyor. Baba tarafından dedem Kurtuluş Savaşı Gazisidir. Madalyası bana emanettir. Yaşamımdaki en değerli maddi varlıktır. Yaşamıma yön veren pusuladır aynı zamanda. Kararlılık, akılcılık ve dik duruş dayanağımıdır desem abartmış olmam. Anneannemin dayısı da kıvanç ve gurur kaynağımızdır. Onun bir diğer önemli özelliği…

  • Turizmi “bacasız fabrika” olarak niteleyenlere sakın ha sakın inanmayın! Turizmdeki ikinci onur kırıklığımız Almanya kaynaklı. Bizdeki ucuzcu ve nitelikten yoksun marketlerin Almanya’daki eşdeğeri 22 günlük Türkiye tatilini 599 Avro karşılığında satmaktaymış. Marketten öte berinin yanı sıra dinlence satın alabilmek farklı bir duygu olsa gerek. Bu kışı üşüyerek geçirmesi yüksek olasılık olan Avrupalının güneye sığınması kaçınılmaz…

  • İnsan, erişkinlikle birlikte söylemiyle, eylemiyle, yan yana geldiğiyle sicil dosyası oluşturan bir varlık. Olumlu değişiklikler gösterse de başlangıçtaki çizginin sıklıkla korunduğu görülür. TBMM başkanlığı yapmış kişi İzmir’in, Rize’nin ve başka kentlerimizin kurtuluş günlerine dil uzattı. Tam bir “müstevli” diliydi kullandığı. “Keşke Yunan kazansaydı” diyen düşündeşi Mısıroğlu’na benzer konuştu. Milli Mücadele sırasında yaşasaydı İngiliz Muhipleri Cemiyeti’ne…

  • İktidarımızın Osmanlı tutkusu bilinmez değil. Hemen her ortamda dışa vurulan ve hatta dayatılan bir tutku bu. 26 Ağustos Anadolu kapılarını Türklere açan gün. Ama, aynı zamanda yaklaşık 900 yıl sonra o kapıların Türklere kapanmasının önüne geçildiği gündür. Daha yakın tarihte olması, yok olmaya son vermesi bakımından çok daha önemlidir. Mustafa Kemal Paşa’nın Büyük Taarruz’u başlatmak…

  • Sporla ve özellikle futbolla ilgili yazarken baştan belirtme gereği duyuyorum. Çok iyi biliyorum ki, futbol söz konusu olduğunda bilinçler kolaylıkla körleşebiliyor. Bu bir futbol politik yazısıdır. Eleştiride ölçüye özen gösterilecektir. Yandaşlık duyguları bir yana bırakılarak okunursa yazının anlaşılması kolaylaşacaktır. Bir hafta kadar önceydi. TS Başkanı Ağaoğlu, şampiyonlar ligi ön eleme maçı oynama zorunluluğundan yakınıyordu. Türk…

  • Türkiye’nin, koynunda Atatürk’ün görselini taşıyan Cezayir özgürlükçülerini BM’de yalnız bırakması. Türkiye’nin Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında yanımızda duran Kaddafi’yi alaşağı edenlerle birlikte olması Türkiye’nin güney komşusu Suriye’nin kundaklanmasına seyirci kalmakla yetinmeyip etkin rol alması. Sıralanan üçlü  ayağı bu topraklara basanları içini parçalamaıştır. İlk ikisi doğrudan etki yaratmasa ve saygınlık yitimiyle atlatılsa da üçüncüsü Türkiye’yi yakından ilgilendirmiştir.…

  • Türkiye, tarihinin en ağır ve yıkıcı ekonomik krizlerinden birisini yaşıyor. Bu seferkinin öncekilerden farkı üzerinde hak etiğince durulmuyor oluşudur. Ayrıca, muhalefetin de hatasıyla sorun faiz-döviz ikiliğine indirgenmektedir. Daha açık deyişle, “faiz düşürülmeseydi, kriz yaşanmazdı” izlenimi yaratılıyor. Kuşkusuz bu daha çok bir sonuç ve kesinlikle (ana) neden değil. Osmanlı aklını kullanmadığı için yıkılış yoluna girmişti. Bu…

  • Günümüz dünyasının sorunları ancak emperyalizm gerçeğinden hareketle anlaşılabilir. Türkiye’yi hemen her 7-10 yılda bir yoklayan döviz krizlerini “faiz düşük tutuldu da oldu” tümcesiyle açıklamak aklın ve namusun gereği olamaz. Elinde ne var ne yoksa küresel egemenlere sunmuş, en iyi bildiği tarım-hayvancılıkta bile çıkış yolunu Sudan ve Venezüela’da arayan bir Türkiye’nin belirli aralıklarla boynunu giyotine uzatması…

  • Yakın tarihimizin her önemli günü aynı zamanda toplumsal sınava çekildiğimiz gündür. 24 Temmuz da öyle. Doğrudan Atatürk’e saldıramayanların önde gelen hedeflerindendir Lozan. Lozan’la toprak kaybettik bile derler. Son zamanlarda Lozan’a gizli maddeler eklediler. 100. yılında Lozan’ın geçerliliğini yitireceğini ileri sürdüler. Tüm bu cinliklerin altında yatan neden Cumhuriyet’e ve Atatürk’e saldırma içgüdüsüdür desek yanılmış olmayız. Lozan…

  • Bugün Cumhurbaşkanı’nın kabine toplantısı sonrası açıklamasına rastladım. Bakanlar Kurulu “kabine” oldu. Hemen her şeyin değiştirildiği, geçmişe ilişkin hemen hiç bir şeyin varlığını sürdürmesine izin verilmediği Yeni Türkiye algısına yönelik sayısız aygıttan birisidir bu önemsiz görünen ayrıntı. Ana gündem konusu öğrenci kredilerinin geri ödemesine ilişkin muştuyu verirken Cumhurbaşkanı her nasılsa sözü Bay Kemal’e getirdi. “Sıkıysa……” sözüyle…