Kategori: YAZI-YORUM
-
Boşuna demiyoruz Türkiye başka ülkelerde mucize sayılan olayların sıradanlaştığı yerdir diye! CHP’nin Altı Oku’nun derdine yandığımız bugünlerde Emre Kongar hızır gibi yetişti. Altı Ok kaygımızı gidermekle kalmadı! Altı da benden diyerek altı ok zengini yaptı hepimizi. Bağlantıdaki yazısından hediyesi bedava Altı Oklarını okuyabilirsiniz. https://cumhuriyet.com.tr/yazarlar/emre-kongar/6-oka-alti-ilave-4-1767799 Şimdilerde böyle bir uygulama var mı? Bilemiyorum! Eskiden köftecide, kebapçıda ilave…
-
Yıllar önce bir şeylere bakarak “Türkiye Küçük Amerika” oldu diyerek övünenler olmuştu. Bu kafadakiler için bir övünç gerekçesi daha! Çok partili iki kutuplu siyaset! Tıpkı Amerika! İri, ufak ya da orta boy partiler bir ittifakın içinde olmak zorunda! Bu ise siyaseti hızla kirleten, yozlaştıran ve ilkesizleştiren önde gelen etken! Bu nedenle Türk siyaseti çamur deryasına…
-
Uzak geçmişte Nubya olarak bilinen günümüz Sudan’ı Mısır’la bütünleşikti. Eski Mısır uygarlığının etki ve yetki alanındaydı. Eski Mısır’ın Nubya’ya ilgisi günümüzde de tanıdık bir nedenle! Yeraltındaki altın varlığı! Mısır Araplaştıkça coğrafik bütünlük korunsa da Nubya halkının ten rengine gönderme olarak Biladı Sudan (Kara tenliler ülkesi) olarak anılmaya başlandı. Zaman içinde yalnızca Sudan oldu buranın adı.…
-
Sinopeli Diogenes Sinop doğumlu. Hemşehrimiz! Milet yoluyla geçtiği antik Yunan’da üne kavuşmuş! Bir fıçıyı mesken tutmasıyla ve elinde fenerle “adam arıyorum” deyişiyle özdeşleşmiş! Kinizm’e denk düşen yaşam anlayışı bugün de geçerli! En çok da bu yanından etkilendiğimi söylemeliyim! Kinizm’i kısaca doğaya dönmek ya da doğayla bütünleşmek olarak nitelemek olası! Günümüzde yerküreyi hız kesmeksizin titreten salgına…
-
Bir ülkenin egemen olduğu topraklarda ya da sularda ekonomik ve stratejik anlam taşıyan değerler bulması sevindiricidir. Bu bakımdan Karadeniz’de bulunduğu açıklanan hidrokarbon kaynakları ayağı bu topraklara basan, gönlü başka yerde olmayan herkesi sevindirir. Kendisini böyle tanımlayan bir yurttaş olarak sevindiğimin altını çizmeliyim. Bu durum yeni gelişmeyi çeşitli yönleriyle irdelememe de engel olmaz. İnsan düşünen ve…
-
Daha önce vatandaşa da mektup yazmıştım. Bağlantıdan okunabilir : https://cumhuriyetciyorum.wordpress.com/2020/08/17/vatandasa-mektup-2/ Benzeri daha önce yaşanmamış küresel salgın hız kesmeksizin sürüyor. Vatandaşa mektup aracılığıyla yaptığım göndermelerin önemli bölümünden devlet sorumludur. Her şeyden önce devlet salgının başlangıcında “bilim kurulu” oluşturarak doğru adım atmıştır. Bir yere kadar da bilim kurulu önerilerini (olabildiğince) yaşama geçirerek doğru davranmayı sürdürmüştür. Ancak, tam…
-
Korona salgınının verdiği sayısız derse akademik ortamla ilgili olanlar eklenmişti. Şimdi de, bilim-siyaset ilişkisi üzerine olan geçmişte benzeri yaşanmamış gelişmeler gözleniyor. Korona salgınıyla birlikte öne çıkan bilim kurulu özlemlerimizin gerçekleşmesi yolunda umutları yeşertmişti. Hiç olmazsa bundan böyle akıl ve bilim hak ettiği değeri bulur diye umutlanmıştık. Bu beklentiye karşılık, her geçen gün gözlemlerimiz özlemlerimizi doğrulamaktan…
-
Lübnan, Batıcıların ve Avrupamerkezcilerin gözardı ettiği önemli eskiçağ uygarlığı Fenikelilerin Suriye’yle birlikte anayurdudur. Neredeyse komşumuz olan bir ülkedir. Altı milyonu biraz geçkin nüfus Türkiye’nin 75’te biri kadar yüzölçümde yaşamaktadır. Kaynaklara bakılırsa Lübnan Arap-İsrail çatışmasına dek görece dengeli ve gönençli bir ülkedir. Arap-İsrail çelişkisiyle birlikte ülkede hızla artan Müslüman sayısı Lübnan’daki dengeleri de bozmuştur. Son 50…
-
Çoğu ülke koronayla taçlanırken az sayıda ülke koronaya karşı duruş başarısıyla taçlandı. Daha önce Çin, Tayvan, Güney Kore, Singapur, Yeni Zelanda, Almanya ve elbette Küba’nın başarıları pek çok ortamda övgü almıştı. Bilginin ve iletişimin küreselleştiği dünyada Vietnam’dan söz edilmemiş olması haksızlıktır. Batının azılı emperyalist ülkeleri olan İngiltere, Fransa, İtalya, İspanya ve ABD başta olmak üzere…
-
Türk Tabipleri Birliği, Yüksek Seçim Kurulu’nun “seçimleri yapabilirsiniz” genelgesini kendi işine geldiğince yorumlayarak temmuz sıcağında, salgın gölgesinde seçim süreci dayatmasını hekimlerin önüne koymakta sakınca görmedi. Uygunsuz zaman ve zeminde iktidarı güvence altında tutmak daha önce hiç olmadığı kadar kolaylaşmıştı. TTB, bu kolaylığın dayanılmaz hafifliğinden kurtaramadı kendisini. İleri sürdüklerinin tersine hekimlere değer vermedikleri, onları istedikleri yere…
