SON GÜN, İLK GÜN!
Üzerinde yaşadığımız dünya ve onun bir parçası olarak Türkiye tüketim cenneti olsun isteniyor. Her geçen gün bu durum belirginleşiyor. Bayramlarımızla başlayan süreç, yılbaşı ile doruğa varıyor.
Dün de yılın son günü olarak öyle bir gündü. Çıldırmış gibi alışveriş yapanlarla, sağa sola koşuşturanlar kanıtımdır.
Dünden İzmir izlenimleri paylaşayım.
İzmir’de Bornova’da tanık olduğum bir olay içimi acıttı. Şimdilerde devlet büyüklüğünde cirosu olduğu bilinen Wal Mart’a pazarlanma çabasındaki perakende devi Migros önünde yaşanan bir şiddetten söz etmek zorundayım. Beş, altı kişilik bir zabıta topluluğunun tek kişilik sınırlı bir güce saldırısı anlaşılır gibi değildi. Meğer saldırılan yılbaşından yararlanıp ıvır, zıvır satmaya çabalayan bir gezgin satıcıymış. Suçu güçlünün önüne tezgah açmasıydı belli ki.
Öğle saatlerinde yaşanan bu olaydan sonra bu kez akşam saatlerinde öğle saatlerinde gezgin satıcılık yapma suçu işlenen yerin biraz ilerisinde Haşim İşcan Caddesi boyunca yolun iki tarafındaki kaldırımlarda basacak yer olmadığını gördüm. Burada da esnaf vardı. Buradaki gezgin satıcı ve işportacılar esnafla haksız rekabet içindeydi. Buradakilerin farkı dokunulmaz oluşlarıydı. Metronun bölge durağına giden yaya üst geçidi bile sıralanmış satıcılarla doluydu. Belli ki zabıtanın gücü buralara erişmiyordu.
Şaka bir yana belediyenin kolluk gücü olan zabıta eşitliğin, hakkaniyetin ve kuralın önde gelen uygulayıcısı ve güvencesi olmalı. Gezgin satıcılığı da işportacılığı da onaylamıyorum. Ama, bununla mucadele edilecekse vicdanlar da incitilmemeli diyorum.
Öfkemi dağıtmak için metroda yeni hizmete giren son durağa uzanmaya karar veriyorum. Bölge durağından şimdiki son durak Hatay’a 20 dakikadan daha kısa sürede varıyorum. Yeni istasyon ışıl ışıl, pırıl pırıl! Uygarlık buradayım diyor. Yer üstündeki karmaşa ve kuralsızlıktan burada eser yok! Hatay’da oturanlar biraz yürüme pahasına metroyu kullanabilirler. Aşağıda oturmama karşın kimi zaman biraz da yürüme amaçlı olarak metro son durağa gelmeyi düşünülebilir buluyorum. Hakimevleri’nden İtalyan Bahçesi yoluyla merdivenlerden aşağıya yollandığınızda kendinizi Mithatpaşa’da bulabilirsiniz.
Aziz Başkan ansızın metroya binip Hatay’da inebiliriz demişti. Dediğini gerçekleştirdi. Yerin altına girmek, oradaki rayları uzatmak bir kentliye verilebilecek en iyi yılbaşı armağanıdır. Ayrıca, bu armağanın veriliş biçimi de son derece başarılıdır. Kutlanmayı hak ediyorlar.
Yılın ilk günü her zamanki gibi boş sokaklar, taşıtsız caddeler demekti İzmir için de. Geçen yıl boyunca limana yanaşan 300’e yakın yolcu gemisinin getirdiği gezginlerle fazlasıyla içli dışlı olmuştuk. Yılın bu ilk ve en sakin gününde yabancı gezginlerle karşılaşmak hoş bir sürpriz oldu. Üstü açık tur otobüsleriyle kenti gezenler, yürüyüş yapıp sınırlı sürede kenti tanımaya çalışanlar gözden kaçmayacak denli güzel görüntüler sundular yılın bu ilk gününde.
Bu konuda kruvaziyer turizmini İzmir’e çekme başarısı gösteren başta İzmir Ticaret Odası olmak üzere bu kenti yönetenlere teşekkür borçluyuz. Ayrıca, İzmir Türkiye adına dış dünyaya vitrin olmak için çok uygun bir kent. İzmir’in sunduğu bu olumlu izlenim karşılığında ekonomik olarak da biraz olsun karşılık alması bir başka olumluluk.
Ceyhun BALCI, 01.01.2013

Yorum bırakın