
Okul arkadaşlarının 40 yıl sonraki Eskişehir Buluşması duygu yüklü olduğu kadar coşkulu ve bir o kadar da öğretici oldu.
Birlikte geçirilen 7 okul yılı da eklendiğinde ortaya çıkan sayı yarım yüzyıla yaklaşmış oldu.
Bu türlü buluşmalar coşkulu olduğu kadar düş kırıklığı yaratmaya da eğilimlidir. Aradan geçen yıllar ortak noktaları aşındırmış ve hatta ortadan kaldırmış da olabileceği için birliktelik yüke de dönüşebilir kimi katılımcılar için. Doğrusu böyle bir olumsuzluğa tanık olmadım! Böylesi bir durum yaşandıysa bile fark edilemeyecek düzeydeydi.

Eskişehir’i gözlemlemek ve kimi yargılarda bulunmak konusuna gelince!
O yıllarda da Anadolu’nun yıldızı sayılabilecek Eskişehir aradan geçen 40 yıldan sonra olumlu değişimler geçirmiş. Türkiye’nin her hangi bir kentinde geçen yılların bıraktığı olumsuz izler göz önüne getirildiğinde Eskişehir için yapılan bu olumlu saptamanın daha anlamlı olacağı açıktır.

Eskişehir’in başına gelen iyi şeylerden birisi olan Yılmaz Büyükerşen’in burada yalnızca belediye başkanlığı yapmadığı, yıllarca yaşadığı ve bir akademisyen olarak da kente hizmet verdiği bilindiğinde başarısının rastlantısal olmadığı anlaşılır.
Kuşkusuz çarpık kentleşme Eskişehir için de söz konusudur ve bir bakıma kaçınılmazdır. Ancak, yerel yönetim aracılığıyla yaşama geçirilen kentsel girişimlerin bu çarpıklığı neredeyse göz ardı edilebilir düzeye düşürdüğü not edilmelidir.

Büyükerşen hocaya hak ettiği övgüler dizilirken onun yaklaşımına olumlu karşılık veren ve bu güzelliğin yaratılmasında yadsınmaz katkıları olan Eskişehirlileri unutmak haksızlık olur. Elmanın yarısı Büyükerşen’se diğer yarısı Eskişehirlilerdir.
Hakları yenmemeli!
Bozkırın yükselen ve yükseldiği oranda parlayan yıldızı Eskişehir tükenen umutları tazeleyen bir unsurdur artık Türkiye’de.

Kente yaşam veren Porsuk’un bundan 40 yıl önce koku ve kirlilik kaynağı olduğu düşünüldüğünde şimdilerde üzerinde dolaşan ırmak tekneleri ya da gondollarla kente renk ve yaşam kattığının altını çizmekte yarar var.



Caddelerinde ya da sokaklarında güvenle ve coşkuyla dolaşılan bir kent günümüzün hiç de azımsanmayacak artılarından birisidir kuşkusuz.
Kenti mavi ve yeşil birlikteliğindeki parklarla donatmak da günümüzde pek çok kentimizde yapılaşmaya yenik düşen bir uygulama olarak Eskişehir’de yaşam bulmayı sürdürüyor.
Kentin hemen her köşesinde boy gösteren heykeller de çağdaş ve gelişmiş bir kent imgesinin önde gelen öğeleri olarak dikkat çekiyor. Sanatçı başkanın kente katkısı böyle oluyormuş!


İnsanıyla hayvanıyla yaşamı anıtlaştıran heykellerin yanı sıra bir meydanı süsleyen görkemli bir başka heykelde Türk tarihinden kesitlerle birlikte farkına varmadan eğlenceli bir tarih dersi almanız olası burada.

Ya da geçmişte fabrikaların soğuk ve sevimsiz yapılarıyla boy gösterdiği bir bölgede korunan bir fabrika bacasının kent silüetine sevimlilik kattığına tanıklık edebileceğiniz kentin adıdır Eskişehir.



Eskinin meyve-sebze hâlinin basit bir düzenlemeyle gençlik merkezine dönüştürülmesi ve yanı başına şehir tiyatrosunu yoldaş alması da Eskişehir’e özgü olsa gerektir.





Odunpazarı’na geldiğinizde kendinizi tarihsel evlerin bulunduğu sokağın içinde buluvermeniz bu kentte karşılaşabileceğiniz hoşluklardan yalnızca birisidir. Bir de buna eklenen müzeler burası kente benzemiyor kentin ta kendisi dedirtecek bir başka güzellik olarak fotoğraf karelerimizdeki yerini almış oluyor.



Eskişehir irili ufaklı pek çok müzeyle donatılmış son 20 yıl boyunca.


Bu arada kentin gezgin akınına uğradığını da eklemekte yarar var. Özellikle, hafta sonlarında kentin çekim merkezlerine adım atmanın zor olduğunu bilmelisiniz. Hafta sonu günü olduğu için balmumu heykellerin sergilendiği müzeyi kapıdaki kuyruk bir kaç yüz metreyi bulduğu için gezemedik.

Yanı başındaki Milli Mücadele Müzesi’ni gezerek biraz olsun teselli bulduk. Eskişehir uzak tarihinin yanı sıra yakın tarihte Milli Mücadele’deki rolüyle de öne çıkan bir kentimiz. Çok iyi düzenlenmiş Milli Mücadele Müzesi kenti bu yanıyla da tanıma olanağı veriyor.
Yarım yüzyıla yaklaşan arkadaşlığın buluşması Eskişehir’e ilgimizi kısıtlamış olsa da bir kez daha gelme gereği yaratmış oldu.

Kent içinde gezilip görülecek sayısız yeri listemize ekleyerek bir sonraki sefere eski çağ tarihine ilişkin Eskişehir tatlarını da izlencemize ekleyerek şimdilik bu kadar diyoruz…



































































