Görsel

 

TÜRKİYE’DE NELER OLDU, OLUYOR, OLACAK?

Taksim Gezi Parkı yalnızca bir gerekçeydi. Ya da bardağı taşıran damla! Kıvılcım etkisiyle Türkiye’yi ateşlemiş olması bakımından küçümsenemez! Ancak, bütünüyle olayın odağına da konmamalı! Taksim Gezi Parkı direnişinin içinde bulunanların bir bölümü de bu olayın vardığı noktaya bakarak şaşırmış olmalıdır.

Toplumsal muhalefetin ve başkaldırının kabarması telaşa düşenleri de açığa çıkartmış oldu. Benim kırmızı çizgim Gezi Parkı’ydı deyip gelişmelerin içinde yokum diyen gazeteci mi ararsınız? Yoksa, Gezi’de başrolde olup iş açılıma varıncaya dek bir dizi gelişmeyi etkisi altına alınca ortadan kaybolan milletvekili mi? İstanbul’dan çakan kıvılcım o kıvılcıma yol açanların da kestiremediği bir yola girince BDP eşbaşkanı göstericileri aşağılamaya bile vardırdı işi. Bu yan çizmeler Türkçe’ye şöyle çevirilebilir. Gezi Parkı kıvılcımının Türkiye’de yönetim değişikliğine yol açmasına izin ver(e)meyiz! Yüzüle yüzüle kuyruğuna gelinmiş olan bölme-parçalama sürecinin böyle bir nedenle zarar görmesine izleyici kalmayız!

Taksim Platformu adının daha çok seslendirilmesine de bu açıdan bakmak gerekir. “Al Taksim’i, Çekil Önümden!” anlayışı halk hareketini söndürme peşindedir. Bu sinsi yaklaşımlarını göstericiler içinde yer alır gibi yapıp alanları dolduran yığınların ruhu ve istemiyle bağdaşmayan tutumlarıyla da perçinlemektedirler. Örneğin, İzmir’de alanları dolduranlar ezici çoğunluğu Atatürk-Bayrak-Millet paydasında buluşmuşken Gündoğdu’da kürsüyü ele geçirenler bu ruh ve coşkuyla ilintisiz bir söylem tutturarak tepkinin kabarmasına değil sönmesine hizmet ettiklerinin son derece farkındalar! Ya alandakiler? İşte orası biraz kuşkulu!

Halk hareketinin başsız, düzensiz ve örgütsüz olduğu doğrudur. Ancak, bunun böyle sürmesi de gerekmemektedir. Başsız ve düzensiz bir başkaldırının yorulması ve bıkkınlığa sürüklenmesi şaşırtıcı olmayacaktır. Düzenli, örgütlü, önderli ve enerjisini tutumlu kullanan bu yığınları tutmak hiç de kolay olmayacaktır.

İlk anın ve şaşkınlığın etkisini üzerinden atanların bir satranç oyunu oynamaya başlaması şaşırtıcı gelmemeli hiç kimseye!

Bağlaşıklar iş başındadır! Çünkü, onların da yitirecekleri çok şey vardır en az iktidar sahipleri kadar! Açıkça yazmakta sakınca yok! Gelişmelerden dolayı ödü kopanlar etnik bölücülük işini kotarmayı kafasına koyanlardır. Alanları dolduranların birleştikleri ortak payda telaşlarının yersiz olmadığının göstergesidir.

Türkiye’de kendisini gösteren halk hareketinin geleceği bugünün önde gelen kaygı ve ilgi konusudur. Uzun soluklu, akılcı ve sonuç alıcı süreç planlaması olmazsa olmaz gerekliliktir. Önderlik, düzenlilik ve örgütlülük bu planlama sonucu ortaya konması gerekenlerdir. Burası eksik kalırsa gerileme kaçınılmaz olacaktır. Bu eksik tamamlanırsa halktan korkanların telaşı katlanacaktır!

Ceyhun BALCI, 06.06.2013

Posted in

Yorum bırakın