Yazar: cumhuriyetciyorum

  • Yasak kalkınca ilk yolculuk zorunlu nedenle İstanbul’a oldu. Düşündüm taşındım! Uçağı seçtim. Daha güvenli göründü gözüme nedense. Güvencem hava taşımacılığının çok daha kuralcı ve ciddi olmasıydı. Havacılık hata kaldırmadığı için kurallar birebir uygulanır. İzmir Adnan Menderes havaalanına varır varmaz özenle gözlemlemeye çalıştım. Sosyal mesafe ve olabildiğince temassız bir ortam oluşturulduğunu söylemek olası. Uçuşların önceki gibi…

  • “… Her yerde bulunabildikleri ve ucuz oldukları için kedi yerine siyahileri deney hayvanı olarak kullanmak çok daha kolaydı.” Dr. Harry Bailey, 1977, Tulane Üniversitesi Nöroşirürji Araştırma Merkezi Teknolojimizin insanlığımızı aşmış olması korkunç bir durum. Albert Einstein Einstein insancıl bir nitelemede bulunmuş. Kuşkusuz haklı! Ama, durumu yeterince açıklamıyor. Amerika’nın bir kez daha yangın yerine dönüştüğü günümüzde…

  • İstanbul’un fethi 567. Yıldönümünde coşkuyla kutlandı. Bir çağı kapatıp bir başkasını açan;  daha da önemlisi Avrupa-Asya kesişimindeki bir kentin Türkleşmesi anlamına gelen bu olayın önemi konusunda kimsenin kuşkusu olmasa gerektir. Fatih’in askersel dehası herkesçe bilinir. Ama, bir o kadar önemli olan diğer özelliği akılcı ve bilimci yanıdır. Bu özelliğiyle ters orantılı olarak günümüzde Fatih’i sahiplenenlerin…

  • Küresel salgının başlarında korona ayırt etmeksizin herkesi hastalandırır hatta öldürür gibi bir saptama yapılmıştı. Elbette doğruydu! Ama, tüm insanlar ve toplum kesimleri koronaya eşit uzaklıkta mıydı? Bu soru ya sorulmadı ya da yeterince irdelenmedi. Elbette bu durumun sağlıklı bir şekilde irdelenmesi saydam, açık ve doğru bilgi paylaşımına bağlıydı. Bu kısıtlı bilgilenme ortamında bile bazı ipuçları…

  • XVIII. yüzyılda kendisini gösteren Sanayi Devrimi mesleksel becerilerin körelmesi sonucuna yol açmıştı. Hatta, işini yitiren pek çok kişinin Luddizm olarak da bilinen Makinekırıcılık akımına kapıldığı yazıldı tarihe. XXI. yüzyılın başında olduğumuz şu yıllarda her geçen gün yaşamımıza daha çok giren bilişimin mesleksel beceri yitiminin ötesine geçerek “hayat bilgisi” körelmesine yol açmasından kaygılanılmaktaydı. Araya giren beklenmedik…

  • Küresel salgın kişisel temizliğe odaklanmamızı sağlayarak önemli bir yarar sağladı insanlığa. Toplumsal temizlik de bir o kadar önemli. Ortak yaşam alanları temiz ve düzenli olmadıkça kişisel hijyen bir yere kadar anlamlı. Ortak yaşam alanları özellikle yoğun yaşama sahne olan kentlerde önem kazanıyor. Çevre temizliği doğrudan toplum sağlığını etkiliyor. Bir ayı aşkın süredir hafta sonlarında ve…

  • Korona salgını ramazan davulcusunu bile eve kapattı! En azından benim yaşadığım yerde böyle oldu! Davulcusuz da oluyormuşdiyerek daha fazla yorum yapmak istemiyorum! Yaşamımımız boyunca en sıradışı bayramı yaşadığımız kesindir! Bayramlar epeyce zamandır belirli kesimin yakın ya da uzak bir yerlere gitmek için yollara düşme fırsatına dönüşmüştü. Bu kez değil bir yerlere gitmek sokağa adım atmak…

  • Atatürk’ün Nutuk’u 19 Mayıs’la başlar. Milli Mücadele’ye, Lozan’a, Cumhuriyet’e ve Devrimler’e giden yoldaki ilk adımdır. Bu ilk adımın kült varlığı kuşkusuz Bandırma’dır. O derme çatma, tekneden hallice vapura değer katanlar içindeki yolculardır. Elbette ilk adımın gerçek kahramanlarıdır. Farklı kaynaklar Bandırma yolcularının sayısı konusunda değişik sayılar verse de; Atatürk ve ona eşlik edenlerin sayısı 20 dolayındadır.…

  • MAVİ VATAN’ı Cihat Yaycı sayesinde anımsadık. Haritaya özenle bakılırsa bir Türkiye kadar daha Mavi Vatan’a sahip olduğumuz anlaşılır. Bir de FETÖMETRE’yi bulmuştur Yaycı amiral! Hain 15 Temmuz kalkışması sonrasında belki de en gerekli ölçüttür FETÖCÜ ayıklamada. Doğu Akdeniz’deki Mavi Vatan’ın korunması, kollanması ve oradaki haklarımızın gözetilmesi! Bir de son Libya anlaşmasındaki rolü unutulmamalı! Ben demiyorum!…

  • Biz Türklerin iki dil bayramı var! Birisi 13 Mayıs diğeri 26 Eylül! 13 Mayıs 1277’de Karamanoğlu Mehmet Bey şu sözleri söylemiş. “Bugünden sonra divanda, dergâhta, bargâhta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil kullanılmayacaktır.’’ 26 Eylül ise Atatürk’ün Türk Dil Kurultayı’nı 1932’de topladığı güne denk gelir. Yakın tarihte Türkçe’nin özleşmesi ve yaşama dönmesinin yolunun açıldığı gündür.…