Kategori: GEZİYORUM
-
Venezuela Devlet Başkanı Nicholas Maduro Türkiye’de! Amerika’nın kuzeyiyle sıkı fıkı olan bizlerin ortasından ve güneyinden gelenlerle tanışık olduğumuz söylenemez. Geçmişte de böyleydi. Arka bahçe olmaktan çıkan, muz cumhuriyeti yaftasını çıkartıp atarak kabuk değiştiren bölgeyle ilişkiler yerinde saymayı sürdürmekteydi. Maduro son derece renkli ve karizmatik bir önderin koltuğuna oturdu. Bu bile başlı başına zor bir durumdu.…
-
Nereyi gezersek gezelim! Müzeleri ilgi alanımızda tutmaya çalışıyoruz. İçine girmek için zaman yoksa önünden geçmeye, bulunduğu yerde soluk alıp vermeye çalışıyoruz! Bergen’de mesleğimizden de kaynaklanan dürtüyle Lepra Müzesi’ni mutlaka görmek istedik. Sabahın erken saatleri olduğu ve hemen sonrasında kentten ayrılacağımız için fotoğraflamakla yetindik bizce ilginç bu müzeyi. Lepra Müzesi Bergen’in merkezine uzak olmayan ama çok…
-
Norveç serüvenimizin başlangıç noktası olan Oslo’ya geri dönüyoruz. Oslo, gezimizin başladığı yerdi! Sonlandığı yer de olacak. Bergen’deki otelimizden çıkarak 20 dakikalık bir yürüyüş sonrası Bergen Garı’na geliyoruz. Böylelikle Bergen’i son bir kez görüp veda etmiş oluyoruz bu güzel kente. Norveç gezimiz boyunca ara veren yağmur ”Bergen’de yağmur yağar!” deyişini doğrularcasına yağıyor. Bergen Garı derli, toplu…
-
Pruvadan Bergen Geçtiğimiz dört gün boyunca zaman zaman karaya ayak basmış olsak da sucul bir yaşam sürdük. Midnatsol barınağımız, yaşam alanımız ve sosyal ortamımız oldu. Bergen’e ayak basınca alışık olduğumuz yaşam biçimine geri dönmüş olacağız. Hurtigruten Terminali Bergen’de bir gece kalacağız. Ancak, toplamda geçireceğimiz süre 24 saatten az olacağı için zamanı olabildiğince iyi kullanıp…
-
Trondheim, Norveç’in ikinci en eski ve 177 binlik nüfusuyla üçüncü en kalabalık kentidir. Trondelag yönetsel biriminin merkezidir. Eğitim ve endüstri Trondheim’i öne çıkartan iki önemli alandır. Norveç’in tarihsel başkenti olarak da kabul edilir. Sabahın erken saatinde ayak basıyoruz Trondheim’a. Norveç ortalıkta fazla insanın görünmediği bir ülke. Hele bu saatte hiç kimseleri görmüyoruz sokaklarda. Trondheim bizim!…
-
Tromsö’de bindiğimiz Midnatsol yerel bir şirket olan Hurtigruten’e ait. Kuzeyden güneye fiyort turunda geminin kalkış noktası kuzeydeki Kirkenes kenti. Kent Norveç’in Rusya komşuluğunda yer alıyor. Orta boyutlu gemimiz son derece rahat ve güvenli. Öncelikli amacı turistik olsa da bu gemilerin Norveç kıyılarındaki irili ufaklı limanlara uğrayarak yolcu indirmeleri, bindirmelerinin yanı sıra motorlu taşıt ve diğer…
-
Oslo’da geçirdiğimiz dolu dolu bir buçuk gün çabuk geçti. Altı yazıya sığdırmaya çalıştığımız izlenimler biraz olsun yansıtabilmiş midir Oslo’yu bilemiyorum. Artık yönümüzü kuzeye çeviriyoruz. Norveç gezimizin önemli ve ilgi çeken bölümüne başlamak için öncelikle Tromsö’ye ulaşmak durumundayız. Bir kez daha Gardermoen Havaalanında’yız. Bu kez Tromsö için. SAS (İskandinav Havayolları)’ın tarifeli seferiyle uçuyoruz. Az değil.…
-
2004 yılının 22 Ağustos’u güneşli ve sakin bir Pazar günü olarak başlamıştı Oslo’da. Munch Müzesi çalışanları için de sıradan bir Pazar günü gibi görünüyordu. Öğleden sonra tersine döndü her şey. Norveç’in ressam Edward Munch aracılığıyla dünya sanat tarihine armağan ettiği iki başyapıt ÇIĞLIK ve MADONNA çalındı. Güzel gün sözcüğün tam anlamıyla karabasana dönüşmüştü. Her ikisi…
-
“Cennete bilet alınamaz! Onu kendi içinizde bulmalısınız!” Thor Heyerdahl Viking Müzesi’nden sonraki durağımız Kon Tiki Müzesi oldu. Kon Tiki bir bakıma Thor Heyerdahl demek. Kısıtlı zaman aralığına sığdırılması gereken müze ziyaretlerindeki ikinci seçimin de kendince bir gerekçesi vardı. Denizci bir halkın evladı olan Thor Heyerdahl’in denizlerde estirdiği fırtınalara ilişkin bilgilenmek çekici geldi diyelim. Bu arada…
-
Bilginin Peşinde Koşmak Masaya oturan özenli konuk Az ve öz konuşur Kulaklarıyla dinler Gözleriyle öğrenir İşte o bilginin peşinde koşandır… Gevezelik Yorulmaksızın gereksiz yere konuşan kişinin Sınır tanımaz dilinin ödülü berbat bir ödül olur! (Viking deyişleri, Havamal’den) Oslo’daki ikinci günümüzü müzelere ayırıyoruz. Müzelere derken yalnızca seçilmiş bir kaçına. Tümünü bir günde değil gezmek, kapısından görmek…
